YİYELİM İÇELİM LAKİN İSRAF ETMEYELİM

Cümleten Selamünaleyküm…
Umarım bu yazdığım iki satırı güzel memleketimiz Domaniç, Belde ve çevre köylerimizin ileri gelenlerinden okuyan ve bu gidişata dur diyecek olanlar bulunur.
Çünkü bu gidişata yakın zamanda dur demek gerektiğini düşünüyorum.
Bir anne ve bir kadın olarak sizlerden rica ediyorum olayın vahametinin farkına varalım.
İlçe ve köylerde büyük israf içeresindeyiz.
Lakin azıcık dokunsak birbirimize hepimiz hayat pahalılığı ve yokluktan ağlamaya başlarız.
Konu şu; yakın zamanda yaşadığım beldede belde halkımızdan biri kızını nişanlamış ve en kısa zamanda da evlendirecek.
Bilirsiniz ki ilçe ve köylerimizde “Dürü” âdetimiz mevcut ve  nesiller boyu bu adetimizi sürdürmekteyiz.
İyi hoşta Damat tarafına 2500 liralık “Dürü” ne demek?
Ayrıca anne ve baba; kızı veya oğlunun yeni çocuğu olduğu zaman kızına damadına veya oğluna gelinine yeni doğan bebeğe “boğça” hazırlama derdine düşmüş ve yeni bir adet gelenek çıkmış da haberimiz olmamış.
Bu israf değil de nedir?
Tamam evlenecek olanlara ev eşyası geline mehir adına altın eşyası alınsın ve bir yıl yetecek kadar da yiyecek erzak işi de yapılsın da..
Amma velakin her şey usulüne göre kararında olsun…
Resmen gösteriş furyası çıkmış…
“Benim çocuğumun başkalarının çocuklarından neyi eksik” deyip çeşit çeşit adetler çıkarıyoruz.
Evlenenlere ve çoluk çocuklarını evlendirenlere hayatı resmen zindan ediyoruz.
Birbirimizin omuzlarına taşıyamayacağımız borçları yüklüyor ve bazen de için için birbirimize karşı nefret tohumları ekiyoruz farkına varmadan.
Kim bilir…
Daha ne adetlerimiz var insanların sabırlarını sinirlerini yerinden oynatacak…
Çocuk mevlitlerinde dağıtılan kokulu taşlar, tesbihler, Yasinler, çocuğun fotoğrafı olan buzdolabı süsleri…
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed bir Hadis -i Şerif ‘inde..
“Kolaylaştırın güçleştirmeyin” diye buyurmuş.
Peki o zaman niye bir kendi kendimize hayatımızı güçleştiriyoruz.
Aslında biz bu adetleri devam ettirerek gençleri bir bakıma evlilikten soğumalarına ve yalnız yaşamayı tercih etmelerine sebep oluyoruz.
Kefenin cebi yok ki Baki Aleme neyi götüreceğiz.
Bence biz ana ve babalar olarak dünyaya getirdiğimiz evlatlarımıza üç ana görevimiz var…
1. Güzel bit isim.
2. Maddi ve manevi olarak imkân çerçevesinde ahlaklı vicdan sahibi insanlar olarak yetiştirmek.
3. Ahlaken emsali ile evlendirip ona yeni bir hayat kurup neslin devamını sağlamak.
Gerçekten gerisi hikaye dostlar. Gelin şapkalarımızı önümüze alıp düşünelim ve bu gösteriş furyasından vazgeçelim.
Yiyelim içelim lakin israf etmeyelim.
Çünkü Yüce Allah israf edeni sevmez.

Kalın Sağlıcakla…