DOMANİÇ’İN KIZILELMASI

Elma, yurdumuzun her yerinde yetişen, kabuğu parlak, sert, kırmızıdan yeşile kadar tüylü renkte, kokusu hoş, tadı ekşi ya da tatlı, dokusu gevrek, ufak çekirdekli bir meyvedir.Türkçe’de Elma, ya da Alma, adını Al’dan, yani kırmızıdan almaktadır. Rivayetlere göre anavatanı Orta Asya’dır, eskiden Alma-ata olarak bildiğimiz, Kazakistan Almatı yakınlarındaki Tanrı Dağları’dır. Türkler için bu kadim meyvenin birçok simgesel anlamı vardır.

Elma, halk hikayelerinde, manilerde, masallarda, türkülerde, atasözü ve deyimlerde, bilmecelerde, tekerlemelerde, el sanatlarında, halk hekimliğinde, evliya menkıbelerinde önemli sembollerdendir. Anadolu’da bolluk, bereket, ve üreme simgesidir. Sağaltma (tedavi) ve iletişim sembolüdür. Ayrıca Kızılelma motifi, Türk mitolojisinde Türkler ve de özellikle Oğuz Türkleri için üzerinde düşünüldükçe uzaklaşan ancak uzaklaştığı oranda cazibesi artan ülküler veya düşleri simgeleyen bir ifadedir. Yeryüzündeki Türklerin birleşip kuracakları, nerede olduğu bilinmeyen ülküsel bir ülkedir.

Kızılelma, Türk milletinin tarihi ülkülerini temsil eden bir kavramdır. Türk ülkücülüğünün Kızılelması, sabit ve belirli bir şey yahut yer değildir; soyut bir ülkü kavramıdır. Her dönemin kültürü, gerilim gücüne göre onu isimlendirir, somut bir hedefle belirler ve anlamlandırır. O zamanın Kızılelması bilinen bir yer olur; ancak oraya vardığında Kızılelma ele geçirilmiş olmaz. Kızılelma bu defa, daha ileride ve yine belirli bir yere gider. Ona hiçbir zaman ulaşılamaz. Kültürün Kızılelma hasreti yahut hırsı, her seferinde ülküsünü yenileyerek toplumu ileri sevkeder. Türk milletinin yükseliş dönemlerinde Kızılelma, cihan hakimiyeti ülküsü olarak algılanmıştır.

Domaniç halkının adet ve inanmalarında, pek çok pratiğinde rastlanılan bir meyvedir. Özellikle de hayatın geçiş dönemlerinden olan düğünlerde uygulanan pratiktir. Elma, düğün bayrağının en önemli ögesidir. Bir sırığa bağlı allı yeşilli yazma/Yörük atkısı (keyfiye/poşu) ve ilave süsler, sırığın ucuna takılmış elma ve elmanın üzerine kanatlı hayvan tüylerinin saplandığı bir bayraktır. Özellikle düğün günü gelin alma sırasında seymen alayının önünde kortej ögesi olarak yer alır. Yine gelin, damatın evine giderken içine metal para saplanmış elma düğün alanındaki ahalinin üzerine serperek saçı adetini yerine getirir.

Domaniç’in manevi mimarlarından Koyun Baba Hazretlerinin menkıbesinde de elma motifi bulunmaktadır: Koyun Baba, bir gün Domaniç’ten Tavşanlı-Kargılı köyüne gider. Köyde bir çeşme yanında otururken çok yaşlı bir kadın elinde su güğümü ile çeşmeye gelir. Su doldururken Koyun Baba Hazretleri “Senin oğlun yok mu da suyu sen taşıyorsun?” der. Kadın “Vardı öldü” der. Koyun Baba “Bir anda iki çocuğunuz olsa birini bana verir misiniz?” der. Kadın “Ben yüz yirmi yaşındayım” der. Koyun Baba “ Allah her şeye kadirdir.” der ve kadına bir elma uzatarak “Bu elmayı kocanla beraber yiyin. İki çocuğunuz olacak. O çocuklar olunca ad vermeyin, hem de oğlanın biri benim olacak” der. Kadın eve giderek kocası ile elmayı yerler. Bir süre sonra hamile kalan kadın iki oğlan çocuğu doğurur. Hemen Domaniç’e Koyun Baba Hazretlerinin huzuruna gelirler. Koyun Baba, çocuklardan birisine Mehmet diğerine ise Ahmet adını koyar. Ahmet’i yanına alarak kendisine kardeş edinir. Bu çocuğa Koyun Baba Hazretlerinin kardeşi olduğu için Ahi/Akı Baba denilir. Ahi Baba vefat ettiğinde Güney köyü-Karaköy sınırları arasındaki Göcen mevkiindeki (Kapaklı) kendi çiftliğine gömülür.