ADAYIM DA ARADIKLARIM

Yerel seçimlere iki buçuk aydan az bir zaman kala nihayet Ak Parti’de adayını açıkladı. Artık Ak Parti, CHP, MHP ve İYİ Parti adaylarımızın kim olduklarını biliyoruz. Mahalle ve köyler de de muhtar adayları kendilerini ortaya çıkarmaya başladılarsa da hala adaylığını açıklamaya çekinen ve ya sinsi planların içinde olanlar var. Belediye Başkan adayları oldukça sakin bir havada herkes Ak Parti’nin adayını bekliyordu. Ancak muhtarlık seçimleri bu yıl çok hızlı ve ateşli. Son yıllarda muhtarlığın da kendine göre bir havası oluştu. Muhtarlık önem kazandı. Muhtarlar itibar kazandı. Tüm bunların yanında bir de muhtarlara maaş bağlandı ki asıl olması gereken de buydu. Ancak bize göre uygulamada bir sıkıntı var. 3 kişilik köy statüsünde olan köy muhtarı ile binlerce nüfusu olan köy muhtarı aynı maaşı alıyor ki bu resmen adaletsizlik. Keşke maaşlar nüfusa göre belirlense. Sırf maaş yüzünden muhtar adayları işi çok abarttılar. Taşımalı eğitime alışamamışken şimdi birde taşımalı seçmenle mücadele eder duruma düştük. Düşünsenize; 4 seçmeni olan bir sözde köye bir taşımalı seçmen getirseniz seçimin kaderini değiştiriyorsunuz. 5 yılda cebe girecek maaş bu günkü rakamlarla 120 milyarın üzerinde bir para ki gerçek ten küçük yerler için büyük para. Eh maaş bu kadar olunca da insanlar etik dışı hareket edebiliyor. Etik dışı diyoruz. Çünkü bir kişinin bir yerden başka bir yere nüfusunu taşımasının önünde kanunen bir engel yok. Yapılan, kanunsuzluk değil etik dışılık. Madem durum buysa, doğru kararı burada seçmen verecek. Benim adayım dürüst mü ? Benim adayım ahlaklı mı ? Benim adayımın aile durumu iyi mi ? Benim adayım kendi için de başarılı biri mi ? Yoksa kendi başını becerememiş pısırık asalak birimi ? Benim adayımın köyüme mahalleme bir katkısı olmuş mu ? Benim adayım kendi köyünde ki kendi mahallesinde ki bakkal dan mı alışveriş yapar köyde kazandığını dışarıda mı harcar ? Benim adayım mikro milliyetçi midir gizli cepçi midir ? Yani sadece kendi cebini mi düşünür. KISA ANEKDOT: “Yıllar yıllar öncesiydi. Bir aday arayıp; Mustafacağım ben şöyle bir iş başardım bunu haber yapar mısın” dedi. Seçim öncesi bana reklamını yaptıracak uyanık. Dedim bu seçim öncesi reklama girer. Yok dedi ben reklamlarımı zaten falanca ilde yaptırdım sen sadece haber yapıver. Ha bir de oylarınıza talibiz deyince tepem attı. Sen düğün alış verişini falanca yerden yaptın. Düğün salonunu falanca ilçeden tuttun, haftalık mutfak alışverişini dışardan yaparsın. Şimdi adaysın ama her işini dışarda yaptırdın. Şimdi benden oy ve reklam istiyorsun ha. Sen bugünü kadar bizden kazandığını dışarıda harca. Elinde kalmayınca da bizden iste. Ben benim esnafımı satana oy da vermem reklamını da yapmam dedim.
Benim adayım önce yaşadığı yeri düşünen, yaşadığı yerde kazandığını, yaşadığı yerde harcayandır !!! Üç kuruş için benim halkımı da esnafımı da satan değildir.