BAKALIM BU İŞİN SONU NEREYE VARACAK?

Kuran Müslümanları bilirler, Kuran, ahlak üzere indirilmiştir. Sosyal hayat, kişilik hakları ve güncel sorunların ve yoksulluğun da zenginliğin de paylaşıldığı bir ortam için yüzlerce ayet vardır.
Kuran’a uyan, çalışır, üretir, kula hakkı yemez, her günü, bir önceki günden bir adım daha ileridir. Şimdi böyle bir toplum, elbette başka toplumlar tarafından hoş karşılanmaz. İlerlemeleri, kardeşlikleri, birlik ve bütünlükleri paylaşımcılıkları olan huzurlu topluma, silah satamazsınız, ilaç satamazsınız, para satamazsınız, bölüp parçalayıp yönetemezsiniz.
Ne yapmak lazım?

Tevbe 56: Elmalılı (sadeleştirilmiş – 2): Hiç şüphesiz onlar, sizden olduklarına dair yemin de ederler. Halbuki sizden değildirler. Fakat onlar öyle bir kavimdirler ki, korkudan ödleri patlıyor.

Dünya da binlerce din var. Ama en yaygın olan Yahudiler, Hristiyanlar ve Müslümanlar. Sayıca çok fazla olan Çin ve Hindistan gibi ülkelerde Din yoktur. Bu ülkelerde binlerce yıldan beri gelenek, kültür gelişerek devam eder.Dinin baskın olduğu ülkelerin durumu ise malum. Her ne kadar, Müslümanız ya da Hristiyanız destekte aslında tüm dinlerin hegomanya lığını Yahudiler ele geçirmişlerdir. Bu gün Dinci ve olsun Dindar olsun Hristiyan ve Müslüman kesimin giyim ve yaşam tarzları Yahudi geleneğindendir. Tabi içinde biraz yerli kültür etkileşimi ile beraber. Gelelim bize, Son yıllarda dini ayrışmalar ayyuka çıkarken, Müslümanın toplanma yerlerinin de içi boşaltılıyor. Kuranın yüksek sese serzenişi mealen eşekler gibi anırmayın der. Çin malı teneke kutularda yüksek sesle ezanla, halk ezandan korkutulur hale getirildi. Camilerde kılınan namazlar da son 20/30 yıldır Allah yerine Ellah denilmeye başlandı. Allah’ın evi dediğimiz camilerde siyaset aldı başını gidiyor. Halkın büyük çoğunluğunun hassas olduğu konularda Diyanet işleri bile kışkırtıcılık yapabiliyor. İmam kılıklı ajanlar ortalıkta dayı dayı dolaşıyor. Koskoca Diyanet Kuran 6666 ayet yalanı başta olmak üzere kurana ters uygulamalarda başı çekerken bir de umre adı altında Avro ve Dolar karşılığında halkı sözde kutsal topraklara gitmeye zorlanıyor. Kutsal toprak dedikleri yerde ne Kâbe kaldı. Ne toprak, kralların gök delenleri gözümüze sokulurcasına Kabe’nin de toprağın da üstünü örttüler. Ortalıkta dolaşan yarı Arap, yarı Yahudi kılıklı insanlar, sözde Müslümanlığın temsilcisi sayılıyor.Ahlak üzere indirilen Kuran ile Ahlaklı toplu yaratmak yerine Araplaştırılmış, kel kafalı, uzun sakallı, şalvarlı, Yahudi burkalı insanlar ortalıkta terör estiriyor. Para için din satıldı. Camiler boşaltılıyor. Hem Ülkenin hem Diyanetin kurucusu ülkede hain ilan ediliyor. Biz de seyrediyoruz. Bakalım bu işin sonu nereye varacak?