DAHA GEÇ KALMADAN!!!

“Bir yolunu varsa gidilecek, sona bırakma.
Bir sözün varsa dilden yüreğe, hiç susma.
Görmen gerekiyor ise birini, git yanına.
Okşaman gereken bir yürek varsa, Esirgeme elini.
Hayat çok zalim; an gelir, elini, gözünü, yolunu, yüreğini, alır senden.
O zaman istesen de;
Dokunamaz, göremez, gidemez, söyleyemez, olursun”
Can YÜCEL

Farkında Olmalı İnsan… Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı. Farkı Fark Etmeli, Fark Ettiğini De Fark Ettirmemeli Bazen… Bir Damlacık Sudan Nasıl Yaratıldığını Anne Karnına Sığarken Dünyaya Neden Sığmadığını Ve En Sonunda Bir Metre Karelik Yere Nasıl Sığmak Zorunda Kalacağını Şu Çok Geniş Görünen Dünyanın, Ahirete Nispetle Anne Karnı Gibi Olduğunu
Henüz Bebekken ‘Dünya Benim!’ Dercesine Avuçlarının Sımsıkı Kapalı Olduğunu, Ölürken De Aynı Avuçların ‘Her Şeyi Bırakıp Gidiyorum İşte!’ Dercesine Apaçık Kaldığını
Ve Kefenin Cebinin Bulunmadığını Fark Etmeli. Baskın Yeteneğini Fark Etmeli Sonra.
Azraillin Her An Sürpriz Yapabileceğini,
Nasıl Yaşarsa Öyle Öleceğini
Fark Etmeli İnsan
Ve Ölmeden Evvel Ölebilmeli.
Hayvanların Yolda Kaldırımda Çöplükte,
Ama Kendisinin Güzel Hazırlanmış Mükellef Bir Sofrada Yemek Yediğini
Eşref-İ Mahlukat (Yaratılmışların En Güzeli) Olduğunu
Ve Ona Göre Yaşamalı.
Gülün Hemen Dibindeki Dikeni, Dikenin Hemen Yanı Başındaki Gülü,
Evinde 4 Kedi 2 Köpek Beslediği Halde
Çocuk Sahibi Olmaktan Korkmanın Mantıksızlığını.
Eşine ‘Seni Çok Seviyorum!’ Demenin Mutluluk Yolundaki Müthiş Gücünü
Dolabında Asılı 25 Gömleğinin Sadece Üçünü Giydiğini, Ama Arka
Sokaktaki Komşusunun O Beğenilmeyen Gömleklere Muhtaç Olduğunu’
Zenginliğin Ve Bereketin, Sofradayken Önünde Biriken Ekmek
Kırıntılarını Yemekte Gizlendiğini
FARK ETMELİ.
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti Yarın Meçhuldür,
O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,O Da Bugündür.
Peki O Zaman Ne Kaldı Geriye?
Koskocaman Bir HİÇÇÇÇÇÇÇÇÇ. ..
Peki biz nerde hata yaptık?
Zaman bizi mi yönetiyor yoksa biz mi zamanı…
Gün bittikten sonra sıcacık evimizde yatağımıza uzanıp yorganI başımıza çektiğimizde, hiç düşündük mü?
Biz bu gün ne yaptık diye sorduk mu?insanlığımıza sevdiklerimize karşı
vazifelerimizi yerine getirdik mi?
Çoğunlukla “Hayır” kelimesi dökülecek dudaklarımız dan. …
Biz mutluysak sevdiklerimiz ve sevenlerimiz de mutlu olur diye içimizden geçirdik mi hiç?
Sabah kalktığımızda yepyeni bir günü, tertemiz bi sayfayı bize bahşeden Yüce Allah’a Şükür edip yanımızda bizimle yaşayanlara içtenlikle “Günaydın ” diyebildik mi?
Belki dedik, belki de bu sonsürat yarışdan dolayı diyemedik.
Ama inanın daha hiç birşeye geç kalmadık.
Geç kalmayın da..
Çünkü bu gün bitti yarına şansımız ya olacak yada olmayacak.
Haydi önce kendimizi sevmekle başlayalım kendini seven çevresini de en başta O’na fırsat vereni sever.
Hayata sevgiyle yeniden başlayan umut ile başlar. Daha bi güzel görür kendisini ve çevresini emin olun.
O zaman daha bi sıkı sarılalım hayata ve bizimle beraber olup hayatı yaşayanlara ve bize o hayatı başhedene …
Ve göreceksiniz ki ne biz kendimize dargın olacağız, nede sevdiklerimiz bizden adım adım uzaklaşacak.
HADİ SİZDE SEVDİKLERİNİZE O’NLARI NE KADAR ÇOK SEVDİĞİNİZİ SÖYLEYİN .
DAHA FAZLA GEÇ KALMADAN. .
Hepiniz Sevgiyle Mutluluk ile kalın Sağlıcakla. .