Hiç bir ölüm, bu kadar ölümsüz olmamıştı: “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.” diyen Başkomutan Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ü rahmet, minnet, şükran, sevgi ve özlemle anıyorum. Ruhu şad olsun. Domaniç Tarihi Araştırmaları Grubu (DOTAG) üyesi arkadaşımız Ahmet Öztürk’ün “Milli Mücadele’de Zor Yıllar-Kütahya ve Havalisi 1919-1922)” isimli kitabı yöremizin kurtuluşu sürecinde milletimizin var gücüyle verdiği bağımsızlık mücadelesini anlatan önemli bir eser. Kitapta, ilk defa yayınlanan belgeler var. Kitabın önemli bir bölümünü Andımızın yazarı Reşit Galip’in Tavşanlı’da doktorluk görevini yaparken yöremizde düşman işgaline karşı verdiği mücadele ile ilgili kaleme aldığı anıları oluşturuyor. Bu kitap son günlerde Andımız tartışmaları kapsamında okunabilecek en önemli bir kaynak. Andımızın yazarı Reşit Galip’in yöremizde hangi şartlarda nasıl bir özgürlük mücadelesi verdiğini, vatanın kurtulması için yaptığı fedakarlıkları ve Andımızın yazılmasına kadar yaşanan süreci öğrenmek için okunması gereken bir başucu kitabı. Son zamanlarda bazı kişi kurum ve kuruluşlar Andımız ile ilgili olarak faşist, ırkçı bir söylem ifadelerini kullanıyorlar. Ruh ve sinir hastalıkları hastanesinden ‘ceza-i ehliyeti yoktur.’ raporu verilen ve “Keşke Yunan galip gelseydi” diyerek Yunan işgalini savunan fesli ve avaneleri, şu an özgürlüklerine borçlu oldukları cumhuriyete düşman olanlar bu tartışmayı özellikle körüklüyorlar. Andımıza, dinsizlik, İslam’a, ayetlere, hadislere aykırı bir söylem diye saldırıyorlar. Halbuki, o ifadeler Kur’an ayetlerinde ve Hadislerde yer almaktadır. Andımızın sözlerini gururla tekrar yazıyorum: Türküm, doğruyum, çalışkanım,- İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.- Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir. Ey Büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım Türk varlığına armağan olsun.-Ne mutlu Türküm diyene!Cenab-ı Allah Hucurat suresi 13 ncü ayetinde insanları boylara kabilelere ayırdığını söylüyor. Yani Türk olmamız Allah’ın ayetidir, Allah’ın inayetidir. “Türk’üm” demek ayettin gereğidir. Hud suresi 112 nci ayetinde Allah “emrolunduğun gibi dosdoğru ol” diyor. Biz de “doğruyum” diyoruz. Necm suresi 39 ve 40 ncı ayetlerinde çalışmamız ile ilgili ayetler yer alıyor ve biz “çalışkanım” diyoruz. Enam süresi 151, İsra suresi 17-23 ve Tahrim 66/6 surelerinde küçükleri koruma büyükleri sayma ilgili ayetler yer alıyor ve biz “İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak” diyoruz. Mümtehine suresi 8 ve 9 ayetlerinde yurt vatan sevgisi yer alıyor ve biz “yurdumu milletimi özümden çok sevmektir” diyoruz.
Türk çocuğu elbette kendi vatanını kendi milletini sevecek. Hangi milleti sevecekti? Herhalde ülkümüz hedefimiz yükselmek ileri gitmek olacaktır. Niye “Ey büyük Atatürk” diye sesleniyoruz. Çünkü Atatürk; Türk vatanı olan Anadolu’da Müslüman Türk’ün Müslümanlığını özgürce yaşamasını imkan veren bağımsız bir Türk devleti kurduğu için büyüktür. Türk istiklalinin hürriyetinin simgesi olan Türk bayrağının özgürce dalgalanmasını sağladığı ve bir milli Türk devleti kurduğu için büyüktür. Yunan işgalini isteyenlerin, damarlarında asil kan yerine başka sıvılar taşıyanların anlaması mümkün değil zaten. Atatürk’ün açtığı yolda, gösterdiği hedefe durmadan yürüyeceğimize ant içtik elbette. Elbette varlığımızı Türk varlığına armağan edecektik. Varlığını Amerika, Rus, İsrail’e vs. armağan edenler bunu anlayamazlar. “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” sözünü etnik ırk bir kavim adı olarak değil, sosyolojik bir millet adı olarak söylüyoruz. Türk Milleti ortak kültürel, hukuki ve sosyolojik değerlerde birleşmiş üst toplumsal yapının adıdır. Türkiye’de yaşayan herkes hangi etnik kökenden olursa olsun Türk milletine mensuptur. Zaten “Ne mutlu Türk’e değil, Türk’üm diyene” ifadesini kullanılıyoruz. Unutmamalıdır ki, Batılılar bütün Müslümanlara tarih boyunca hep Türk demişlerdir. Cenab-ı Allah Maide suresinin 54 ncü ayetinde 1000 yıl önce İslam’ın bayraktarlığını alan Türkleri övmektedir. İşte bu tek millet bilincini bölmek ve parçalamak için emperyalist küresel güçler ve içimizdeki hainler hazımsızlar, etnik ırk tartışmalarını körüklüyorlar. Bu hazımsızlık niyedir? Bu ülkenin adı Türkiye Cumhuriyeti, üzerinde yaşayan millet ise Türk’tür.(Bu konular ile ilgili Hadislerden de örnekler vermek isterdim ama yerimiz dar. ) Andımız milli kimliğimizin alamet-i farikalarından birisidir. Andımız Türk milletine mensubiyet şuurunun tezahürüdür. And Türk’tür, çünkü anı Türk’tür, ati Türk’tür, vatan Türk’tür, millet Türk’tür. Ağaç kovuğundan çıkmadık, gökten zembille inmedik. Tesadüfen olmadık, toplamayla oluşmadık. Tarihte Türk’tük, halde Türk’üz, istikbalde de Türk olacağız.