‘DÜN OSMANLI’YA, BU GÜN CUMHURİYET’ YARIN KİME SÖVÜCEZ !?

Şahsen Ateistlerin, gerçekten bir tanrıya inanmadıklarını düşünmüyorum.

Yeryüzünde yaşayan her görüşten insan, hangi görüşten, hangi dinden, hangi milletten olursa olsun mutlak bir tanrı inancı var.

Hepimizin içinde bir ilahi adalet arayışı, bir ilahi adalet beklentisi, bir ilahi adalet inanışı var.
Dinler, ilahi adaletin öldükten sonra tecelli edeceğini söyler, başta deistler ve değişik inançlarda ki bazı gruplar ise ilahi adaletin yaşarken görüleceği inancını taşırlar.
Öyle ve ya böyle, inanan inanmayan herkesin içinde bir ilahi adalet inancı vardır ve gören gözler ilahi adaletin mutlaka tecelli ettiğine çok şahit olmuşlardır.
Kabaca dünyamıza bir göz atalım. Dünya ülkelerinde nerede adalet, ahlak ve liyakat varsa, o ülkelerde refah düzeyi yüksek insanları mutlu ve huzurludur.
Adaletin, ahlakın ve liyakatin olmadığı ülkelerde ise huzursuzluk hat safhadadır.
Bu ülkelerde din, zenginleri, yoksullardan korumak için kullanılır, devlet zenginleri koruyan kanunlar la yönetilir.

“Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste”

İşte bu nokta da ilahi adalet devreye girer. Girerde Mazlum hakkını arıyorsa girer. Mazlum mazlumluğunun kendisinin kaderi olduğunu düşünüyor. Allah yerine güce kulluk ediyorsa ne olacak? İşte burada da Allah’ın tokadı devreye girer. Bu tokat öyle bir tokattır ki, senin devletini elinden alır. Seni namerde muhtaç eder. Seni kula kul eder. Ayırım yapmaksızın kanını akıtır.
Bu zulüm, sen çektiğin cezanın suçlusu olarak Allah’ı gördükçe artar. Ne zaman ki uyanır. Zulmün Allah’tan değil kendi elinle yaptıklarından geldiğini anlar uyanır yeniden ahlaka adalete ve liyakate dönersin işte o zaman kurtuluşa erersin.

Sahi, biz dün Osmanlıya küfrediyorduk. Ne oldu da şimdi Cumhuriyete ve onun kurucusu Atatürk’e küfreder olduk. Yarın bu devleti el birliği ile yıktığımızda kime küfredeceğiz?