Eski Domaniç halk takvimine göre bu hafta 8 kasım’da kış mevsimi başladı. Yani eski Domaniç takviminde kış başlangıcı 8 kasım günüdür. 21 Aralığa kadar kasım günleri, 21 aralıktan 30 ocağa kadar zehmeri (aslı:zemheri) , 31 ocaktan 21 marta kadar ise hamsindir yani zehmeri ile hamsinin toplamı 90’dır. Cemreler, gavurun küfü, Hıdırellez, gündönümü, güz diye devam eder. Eskiler hala bu zehmeri, doksan, gündönümü, güz kelimelerini kullanırlar. Şimdiki nesil bu Domaniç halk takvimini pek bilmez. Bu takvim insanımızın Domaniç’in iklim şartlarına ve tarım-hayvancılık faaliyetlerine göre çok uzun yıllar tecrübeler sonucunda oluşturulmuştur. Domaniç’in tarihi, kültürel, mitolojik gelenek göreneğinden çıkmıştır. Kış geldi. Aklıma zorlu kış şartları geliyor. Çetin kış şartları altında yaşam mücadelesi veren insanlar geliyor. Kış mücadele ve zorluğu temsil ediyor. İnsan zorlaşan hayatında yaşamak için daha büyük mücadele verir. Soğuk zordur. Sıkı giyinmek yaşadığı yeri ısıtmak kısaca bu zorlu hayat şartlarına karşı direnmek gerekiyor. Yakmak için odun, giymek için giysi, yemek için yiyecek gerekiyor. Kömür ve odun almak için gücü yetmesi para bulması gerekiyor. Veya sadaka ekonomisinden istifade etmek için bir yerlere dilenmesi gerekiyor. Kışı bir şekilde zor şartlar altında üşümeden geçirmesi gerekiyor. Bazıları kış uykusuna yatarak bir daha uyanamayacak, zorlu kış şartlarına direnemeyecek. Bazıları da kışın karanlığının ruhlarına çöken kasvetiyle psikolojik açıdan başa çıkamadığı sorunlarla boğuşacak. Bu zorlu kışa dayanamayan direnemeyen insanlar, hayvanlar perişan olacak. Tabiki, ülkemin kaymağını yiyen keyfi gıcır tuzu kurular sıcak ortamda şömine karşısında ellerinde sıcak içeceği camdan dışarı doyumsuz bir zevkle bakıp romantizm hayali kuranlar bu zorlu kışı asla anlayamayacak. Konu kış olunca, Domaniçli işçi kardeşlerimin hayat mücadelesi geldi aklıma. Ekonomik krizin gölgesinde rızkını karanlık bir gecede ay misali parlayan yıldızlar gibi can pahasına da olsa kazanmaya çalışan, alın teri dökerek ekmek parası kazanmaya çalışan işçi kardeşlerim. Aldığı asgari ücret açlık sınırının altında olan, yaşam şartlarını (barınma, sabit giderleri karşılama ve beslenme) minimum düzeyde bile karşılamaya yetmeyen, geçim sıkıntısı içerisinde olan, üretime katkısı üzerinden emeğinin hakkı sömürülen, Tunçbilek ve İnegöl arası ilkel yollarının kıvrım kıvrım eğri büğrü güzergahlarında yağmur kar çamur yaz kış demeden ömrünü çürüten işçi kardeşlerim. Elhasılıkelam Domaniçli işçi olmak zor.