AZ DAHA HAYME ANA’NIN MEZARINI SÖĞÜT’E KAPTIRIYORMUŞUZ!

Söğüt’te Ertuğrul Gazi’nin türbesinin olduğu yerde (hazirede) bulunan mezarların Ertuğrul Gazi ve Halime Hatun’a ait mezarlar hariç hepsi sonradan yapılmıştır. Yani kuruluş döneminde (Ertuğrul-Osman döneminde) tarihi kaynaklarda ismi geçen bütün tarihi şahsiyetler (Osman Gazi, Turgut Alp, Aydoğdu, Abdurrahman, Samsa, Akçakoca, Aktimur, Çoban Bey, Kara Mürsel, Emir Kara Ali, Dündar, Konur Alp, Pazarlu, Hamid, Turgut, Hasan Alp, Gündüz Alp, Saltuk Alp, Aykut Alp, Saru Batu Savcı Bey) Söğüt’e toplanmaya çalışılmış, onlara makam mezarları yapılmıştır. Halbuki bu tarihi şahsiyetlerin mezarları bellidir: Konuralp’in mezarı Düzce Konuralp’te, Abdurrahman Gazi’nin türbesi İstanbul-Üsküdar Samandıra köyünde, Samsa Çavuş’un Mudurnu-Hacı Musalar köyünde, Turgut Alp’in İnegöl-Gence köyünde, Akçakoca’nın Kocaeli-Kandıra’da, Aydoğdu’nun Bursa-Yenişehir Koyunhisar köyünde, Çoban Bey’in Bursa-Umurbey Mahallesinde, Karamürsel’in Kocaeli-Karamürsel’de, Kara Ali-Emir Ali’nin Çanakkale-Gelibolu Hamzaköy’de, Aktimur’un Bursa Osman Gazi türbesi içinde, Dündar’ın Köprühisar-Çakırpınar’da, Samsa Çavuş’un Hacı Musalar köyünde, Saru Batu Savcı Bey’in Domaniç-Karaköy’dedir. Sultan II.Abdülhamit’in Kayı sevgisinden dolayı şevke gelen türbe ve çevresinin tamir ve tadilatıyla uğraşan görevliler ayarı o kadar çok kaçırmışlardır ki; Ertuğrul Gazi’nin bütün silah arkadaşlarına hatta Osman Gazi’ye bile makam mezarı yapmışlardır. Hızını alamayan görevliler Ertuğrul Gazi oğlu Savcı Bey’e de iki mezar yapmışlardır! O kadar bilgisizlerdir ki; mezarın birine “Saru Batu” diğerine “Ertuğrul oğlu Savcı Bey” yazmışlardır. Yani mezarlık tamir ve tadilatı sırasında Osman oğlu Savcı Bey unutulmuştur. 1880’li yıllarda çekilmiş fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere Söğüt’te Ertuğrul Gazi türbesinin yanındaki taş yığınlarından ibaret mezarın kitabesi yoktur. Aslında kime ait olduğu bile belli olmayan mezarın kitabesine, Ertuğrul Gazi oğlu Savcı adı yazılmıştır. Ayrıca diğer kitabelerde yapılan hatalar da işin iyice tuzu biberi olmuştur. Mesela, Ertuğrul Gazi türbe kitabesinin 3.mısrasında/yani 2.beyit 1.satırda H.1171 tarihinde Sultan Ahmet tarafından temelinden yapıldığı yazılıdır (Sene bin yüz dahı yetmiş bir iken Ahmed Hân Temelinden bunı etmişdi binâ vü tecdîd). Halbuki o tarihte Sultan Ahmet padişah değildir, çoktan ölmüştür. Ayrıca mevcut türbe 18.yüzyıl sonu inşaatına benzememektedir. Hızını alamayan Söğüt’teki görevliler, Hayme Ana’nın türbesinin yapılışından (1892) bir kaç yıl sonra Söğüt’teki Halime Sultan’ın mezarını yaparken mezar taşına Halime Hatun’un adını değil Hayme Ana’nın adını yazmışlardır. Yani Söğüt’te Ertuğrul Gazi’nin türbesinin yanında Hayme Ana’ya bir mezar yapılmıştır. Domaniç halkının tepkisi Domaniçli ileri gelenlerin gayretleri ile mezar taşı kaldırtılmış ve mezar taşı değiştirilmiştir (Belge:DH.MKT.411/13). Düzeltme yapılarak Halime Hatun’un adı yazılmıştır. Tepkiler işe yaramıştır. Ama Savcı Bey konusunda aynı etki olmamıştır, düzeltme yaptırılamamıştır malesef. Hala o karışıklık devam etmektedir. Osmanlı hanedanın üç Savcı beyi birebirine karıştırılmaktadır. Sizin anlayacağınız bütün diğer mezarlarda olduğu gibi Hayme Ana mezarı da az daha Söğüt’e kaptırılıyormuş. Günümüzde de bazı Domaniç düşmanları ve (yazar arkadaşımız Abdullah Fidan’ın dikkat çektiği) içimizdeki İrlandalılar aynı zihniyet ile Domaniç’in tarihi şahsiyetlerini çevre il-ilçelere kaydırmak için var güçleriyle çalışıyorlar malesef…