İSYAN ETMEMEK ELDE DEĞİL

İlçemizde olumlu veya olumsuz ne varsa hayata dair yaşanılan, bizlere birbirimizden haberdar olmamıza vesile olan tek Gazetemiz olan Domaniç Gazetesi’nde yazmaya başlayalı 10 ay oldu. Göz açıp kapayıncaya kadar su gibi akıp geçti…
Hayırlısıyla daha nice günlere İnşallah…
Bu 10 ay gibi uzun zaman zarfında neler yazdım, ne kelimeleri ne satırları sıraladım. Çoğunlukla hatırlamıyorum inanın..
Çok eleştiriler aldım bu sürede.
Kimisi çok iyi yazıyorsun dedi.
Kimisi ise zaten okumuyorum yazmasan da olur dedi.
Kimileri niye bu kadar sivri dillisin dedi
Kimileri de yazınca eline ne geçiyor ki bu kadar uğraşıyorsun?
Demekle yetindi.
Amma velakin bu on ay içinde yaşadığım tek güzellik bence Gazetemizi okuyan kişiler pazarda veya çarşıda beni görenler yüzüme baktıklarında ilçemizin tek basını Domaniç Gazetesi’nin akıllarına geliyor olması…
Tek amacım;
İlçemizde veya ülkemizde hayata dair yaşanılan ne varsa iyisi ile kötüsü ile anne gözüyle, kadın gözüyle bakabilmeye bir nebze de olsa katkım olabiliyor ise ..
Ne Mutlu Bana..
Lakin yazdıklarımı, sıraladığım satırları beğenmeyenlere veya okumaya değer bulmayanlara da şu soruyu sormadan da edemeyeceğim.
Ne Yazayım Abi?!
Şu ağızlara sakız olan 40 yıldır bitmeyen Tavşanlı yolunu mu yazayım?
Yoksa güzelliği daha hala keşfedilmemiş Kocadağ Yaylası’nı mı yazayım?
Yada “Kocadağ’ımızı işletmeye açalım”.
“Turizme açalım” diye çırpınanlara Sosyal Medya hesabından “peşkeş mi çekeceksin “diyerek ahkam kesenleri mi ?yazayım.
Veya fabrika kuruyorum diyerek bin bir çeşit reklam ile gelip halkımızın alın terini ya eksik vererek yada hiç vermeden, fabrikayı üç beş ay faaliyete geçirip devlet teşviğini alıp topuklayıp arkasına bakmadan kaçanları mı yazayım?
Sizce hangisini yazayım? Soruyorum Abi..
İktidar partisi ya da Ana muhalefet partisi hangisi olursa olsun fark etmez.
Milletvekillerinin yol uğratmadığı selam dahi vermediği ilçemizin eksikliklerinin hangisini anlatayım daha?
Yada yiyip içmeden çalışıp didinip kazancını oğluna, kızına İnegöl ‘den veya başka şehir ve ilçelerden ev alanları, yaptıranları mı anlatayım?
Yada o evleri olanlar ile evlenmek isteyen, can atan genç kızları ve gelinleri mi anlatayım?
İlçe hastanemize atanıp gelen ve geldiği günden itibaren tayinini çıkarıp bir an önce kurtulup gitmek için çırpınan doktor veya hemşirelerimi anlatayım.
Hangisini anlatayım ki Abi..
İnşaat sektöründe çalışan gurbette ömür tüketen sıcacık eve sıcacık aşa hasret yaşayan babalarımızı ve baba sevgisini baba sıcaklığını yaşamadan büyüyen o gurbet kuşu babaların çocuklarını mı anlatayım? Hangisini anlatayım size..
Daha neler var neler dile gelmeyen, kaleme kağıda dökülmeyen kim bilir.
Önümüzdeki külü eşeledikçe ne közler ne kor ateşler çıkacak. Bundan eminim.
Eğer gerçekten bizlerin, sizlerin duygu ve düşüncelerinize gerçekten Tercüman  olamadığımızı  düşünüyor iseniz bizde susalım o zaman ne diller söylesin ne Kalemler yazsın ..
Bütün ilçe topyekün Lal olalım. .
Ne söyleyelim nede anlatalım …
Ne de birbirimizden haberdar olalım.
Ne dersiniz?
O Zaman Ne Yazayım Siz Söyleyin Abi….