ANKARA’YI BIRAK DOMANİÇ’E BAK!

4 Haziran sonuçları kimini mutlu etti, kimini kızdırdı. Kimi adeta bayram etti, kimi hüsranla sessizleşti. Oyları azalan da var, yükselen de. Siyasal partiler seçim sonuçlarını mutlaka kendilerine göre değerlendiriyordur. “Biz nerede yanlış yaptık”, “Aynı yöntemle devam”, gibisinden. Her parti ve herkes kendine bakıp sonuçlardan ders çıkarmaya çalışıyordur herhalde. Şimdi artık genel seçimi bırakıp kahvehane muhabbeti tarzında hükümet kurup hükümet çıkmaktan ziyade, yerel seçime bakmak odaklanmak lazım.

Domaniçli hemşerim Domaniç’i bırakmış Ankara ile uğraşıyor. Milletvekili oluyor, bakan oluyor, başkan oluyor, memleketi kurtarıyor. Silahının menzili 40 tesir mesafesi 20 metre,  400 kilometre mesafadeki Ankara’ya kurşun yağmuru sıksan nafile. Habire kurşun sıksan da ulaşmayacak. Oyüzden Ankara’yı bırakıp Domaniç’e bakmak gerek.Çünkü yerel seçimler büyük önem taşıyor. Temsilcilerimizi seçtik Ankara’ya gönderdik artık onlar orada bizi temsil edecekler sorunlarımızı çözecekler dertlerimize derman olacaklar. Onlara o yetkiyi verdik şimdi biz yerele, yereldeki hangi temsilcilerimize yetki vereceğiz ona bakalım.

Siyasal partilerde yerel seçim heyecanı başladı. 24 Haziran iç hesaplaşmaları partilerde sürerken, belediye başkan ve il genel meclis üye adaylıkları, muhtarlıklar için kulisler hızlı bir şekilde devam ediyor. Kimlerin aday gösterilip, gösterilmeyeceği konuşuluyor. Adaylardan kiminin içi rahat,kimi ellerini avuşturuyordur herhalde. Belki de kimi adaylık gibi önemli bir karar vermenin dayanılmaz heyecanını, sorumluluğunu, sancısını yaşıyordur,kimbilir.

Siyasi partiler adayları belirlerken aday tespiti yaparken sahadan gelen raporları, mevcut başkanların icraatlarını ve memnuniyet düzeyini de göz önüne alarak, çalışmalarını yoğunlaştıracaktır muhakkak. Oy potansiyeli olan ve proje üreten adaylara ağırlık verilecektir elbette. Gösterilen performanslar, yapılan hizmetler, vaatlerin gerçekleşme oranı, vatandaşla kurulan gönül köprüleri, projelerin hayata geçip geçmediği her türlü hizmeti sunan anlayışla çözüm üretip üretmediği yani “ne yaptığını” ve “bundan sonra yapacağını” tek tek değerlendirilecektir elbet.  Kazanmak için stratejiler belirlenecektir.

Öyle bir seçim hayal ediyorum ki; Kimsenin kimseye başka bir partiden diye küsmediği, siyasi fikrini değiştirmeye zorlamadığı hiç kimsenin birbirine düşmediği, takım tutar gibi parti değiştirmenin din değiştirme gibi algılanmadığı, partilerin bürolarının basılmadığı taşlanmadığı seçimlerde çevre kirliğinin gürültünün ve rahatsızlık vermenin olmadığı seçim kural ve yasaklarına uyulduğu, seçimlerin ölüm kalım savaşı gibi algılanmadığı uygar ve huzur içinde geçtiği seçimlerde hilenin yapılmadığı oyların çalınmadığı bütün medeni ülkelerde olduğu gibi seçimin olduğunun bile fark edilmediği, insanların rahat kaygısız oy verdiği halkın taleplerinin dikkate alındığı, projelerin üretildiği önerilerin sunulduğu halkın iradesinin yansıdığı bir seçim hayal ediyorum.  Beş ay sonra yapılacak yerel seçimler Domaniç ve köyleri adına hayırlara vesile olur inşallah.