HAYME ANA’NIN GERÇEK ADI UMAY MIYDI?

Geçen hafta yazmış olduğum köşe yazısında, yaptığımız saha ve masa çalışmalarımızı dile getirmiş ve “Hayme” isminin bir ünvan bir lakap olabileceğini yazmıştım. Hayme Ana’nın gerçek isminin “Fatma” olabileceği hususunda bazı deliller ileri sürerek iddialarımızı belirtmiştim.

Bu yazımda yine gerçek isminin ne olabileceği hususunda başka bir konuya değinmeye çalışacağım.

Hayme Ana hakkında kaynaklarda şöyle bir bilgi vardır: Kayı Boyu Anakara-Karacadağ bölgesine 1.Alaaddin Keykubat tarafından yerleştirildiğinde Kayı Boyu’nun beyi Gündüz Alp vefat etmiş ve Beypazarı-Hırkatepe köyüne defnedilmiştir. Ertuğrul Gazi ve Dündar bey henüz küçük olmaları hasebiyle Kayı boyunun yönetimi Hayme Ana’ya geçmiştir. Hayme Ana kocası öldükten sonra Kayı obasınının başında obayı bir anaç hissiyatı ve becerisiyle çekip çevirmiş ve derlemiştir. Ertuğrul Gazi büyüyünceye kadar obayı yönetmiştir. Onun bu idareciliği o kadar etkili olmuştur ki, hala Anakara-Karacağ bölgesinde 800 yıldır adı bölge adı olarak yaşamaktadır.

Bu anlatılan tarihi bilgilerde Hayme Ana’nın bir anaç hissiyatıyla ve becerisiyle çekip çevirdiği ve derlediği belirtilmektedir. Yani eski Türklerin inanç-kültürel dokularında yer alan “Ana Kültü” Hayme Ana’nın şahsiyetinde kimliğinde sembolleşmiştir.

Hayme Ana’nın şahsında sembolleşen bu “Ana Kültü”, analığın ve aile ocağının koruyucu ruhu olan “Umay”ı hatırlatmaktadır. Eski Türk inanç-kültüründe Umay Ana, kutsal ruh, koruyucu ruh-melek, hayat ve iyiliğin, çoğalma ve üremenin, bereketin anasıdır. Umay Ana, üç hilalli/boynuzlu (ışınlı) taç ile temsil edilir. Anadolu’da Selçuklu – Osmanlı mimarisinin bazı kabartma örneklerinde bu temsili resmi görmek mümkündür. Umay Ana aynı zamanda güneşin ısı vermesine bağlı olarak ocak/ateş kültünü ifade eder. O yüzden Umay’a Sarı Kız da denir. Sarı Kız efsanelerinin bu Umay Ana ruhu ile bağlantısı vardır. Humay Ana olarak da söylenen Umay Ana, eskiden (şimdi Orta Asya’daki Türklerde hala kullanılıyor) kadınlar arasında iş yaparken şifa tedavi uygulamalarında “Umay anamızın / Fatma anamızın eli” diye dualar edilirdi.

Türkçe Umay kelimesi ana/anne anlamındadır . Yeni Zelanda da ana kelimesi “Vahine”nin “Hayime”yi, Arnavutluk’ta ana anlamındaki “nene/meme”nin “Hayme”yi anımsatmasını bir kenara bırakırsak Umay Ana kelimesi dünyadaki bir çok dile farklı telaffuzlarla geçmiştir: Oma, Uma, Ema, Hamma, Mama, Mamma, Nana, Amma, Mada (Moter/madır), Fadma (Fatma), May Ana…

Dikkatinizi çekti mi bilemiyorum. Acaba dünyadaki bir çok dile farklı teleffuzla geçen “Umay Ana” ismi 13. yüzyıldan günümüze aynı Ataman’ın Osman’a (Gazi’ye) dönüştüğü gibi “Hayme Ana / Hayma Ana” ya dönüşmüş olabilir mi? Sözün kısası: Hayme Ana’nın gerçek ismi “Umay Ana” olabilir mi?