Futbolda takım ruhu çok önemlidir. Eğer oyuncular takım ruhuyla oynarsa mutlaka galip gelirler.

Takım ruhunda BEN yok BİZ vardır.

Takım ruhu ile yapılan maçta, rakip kaleye en yakın oyuncu, kendisine zamanında verilen pasla gol atar ve takımının kazanmasını sağlar.
Saha için de ki takım oyuncuları bencil ise, ‘Atılacak bir gol varsa onu ben atmalıyım’ diye düşünüyorsa, sırf arkadaşı gol atıp prim yapmasın diye pas vermiyorsa, oyuncular istediği kadar iyi oyuncu olsun kaybetmeye mahkûmdurlar.
Kaybedenlerin mazeretleri hiç bitmediği gibi içerik olarak ta hep aynıdır. “Hakem onları tuttu. En iyi oyuncularımız rahatsızdı. Rakip çok güçlüydü, yenildik ama ezilmedik. Falan filan”

Önemli olan sonuçtur.

Şimdi gelelim bizim ezeli rakibimiz diye gördüğümüz Tavşanlı – Domaniç rekabetine.

Ben, son 50 yıldır duyarım daha eskisini bilmem. Domaniç’in sayın büyükleri hep; “TAVŞANLI BİZİM ÖNÜMÜZÜ KESİYOR” derler.
He ya, Tavşanlı sahadaki oyuncularını geri çekse ne gol atardık değil mi. Hatta kaleci de olmasa, bu maç ne güzel olurdu !!!

Son yıllarda Tavşanlı elimizden adliyeyi aldı. Turizm okulunu aldı. Bize gelecek, bizim bildiğimiz bilmediğimiz kim bilir kaç hizmeti de kendine çevirmesini bildi.

Domaniç’in iki büyük festivali var. Birincisi Kayı Boyunun Söğüt’ten Domaniç’e göçü ve burada yaptığı güreşler. Diğeri Domaniç’ten Söğüde Göç ve Hayme Ana’yı Anma. Her ikisine de Kütahya ve Tavşanlı destek vermediği gibi o gün için özel festivaller de hazırlarlar. Domaniç’ gelecek her türlü devlet büyüğünün ya önü kesilir. Ya da bizden alınıp Tavşanlı ve ya Kütahya ya götürülür.
Son Hayme Anayı anma törenlerinde olan ise tam bir ayıp ki aslında Ulusal basınlık haber çıkar bu işten. Özel görüşmeler, özel ilişkiler ve zorlu bir mücadele ile ilden gelmeyen desteklerin yerine destek bulunarak zor şartlarda yapılan işler ve Kültür Bakanının Domaniç’e daveti tam bir başarıdır derken. Koskoca bakan Domaniç’e geldi. Ancak Tavşanlı Belediye Başkanı gelip. Hayme Ana’ya mı hakaret sayalım. Domaniç’e mi hakaret sayalım. Ne derseniz deyin Hayme Ana programını alt üst ederek bakanı aldı gitti elimizden. O kadar insan, o sanatçılar o kadar emek heba oldu. Şimdi bu ayıp kimin sizce? Takım ruhu olmayan Domaniç’in mi, yoksa kazanmak için her türlü etiği, değeri yok sayan Tavşanlı’nın mı?