SANA ÖLÜMÜ YAKIŞTIRAMADIK

Gündem aslında o kadar yoğun ki; Şehit Saru Batu Savcı Bey törenleri,Hayme Ana etkinlikleri, Kırık Köyümüze başlayan orman yangını. Amma velakin yüreğimiz yandı.

Yunus Emre:
“Şu dünyada bir nesneye
Yanar içim göynür özüm
Yiğit iken ölenlere
Gök ekini biçmiş gibi”

Ölüm karşısında ne kadar mütevekkil davransak da ölümü gençlere yakıştıramıyoruz.
Bir süredir mücadele ettiği acımasız hastalık, kızımız Emine’yi henüz 24 yaşındayken aramızdan ayırdı.Gerçekten çok içimiz acıdı, içimizden bir parça gitti.Acımız, sızımız çok büyük..Bir yakınımızı kaybettiğimizde bu acıyı tarif edebilmemiz mümkün değildir.Ölen insan için en zor şey onun arkasından yazı yazılmasıdır…Kaybedillmiş bir yakınımızın ardından yazı yazmak…
Kelimelerin kifayetsiz kaldığı, cümlelerin bağlanamadığı, boğazınıza bir şeyin düğümlenip oturduğu o an…
Nefes bile alamadığınız sadece hıçkıra hıçkıra ağlamak istediğiniz, ama ağlayamadığınız dermansız dert.
Yıllardır yazarım en zor iş kızımız Emine ile ilgili yazmak oldu. Özellikle de bir genç ve çok yakınımın ölümü ise… Gerçekten çok zor. Ama bizim işimiz öyle işte…Ama inanın bu benim gazetecilik dönemimde en zor görevim oldu.
Ölüm herkesin başında.Hiç kimsenin garantisi yok. Eğer ölüm bir genç insanı hayatının baharında gencecik yaşında yakalamış ise çok zor. Ölüm acısı düştüğü yeri yakıyor.Ateş düştüğü yeri yakıyor başta şahsım olmak üzere Fidan-Çakar ailelerinin ocağına ateş düştü. Allah sabır versin, Allah kimsenin başına böyle bir acı vermesin.

Tabi ki Allah’ın takdiridir bir ölüm…

Ölüm!.. İnsanoğlunun var olduğu günden beri çaresini bulamadığı “İnnalillahi ve inna ileyhi raciun” emri şerifinin sırrına boyun eğdiği İlahî lütuf…

“Her nefis ölümü tadacaktır” ayet-i kerimesinde ikram olunan sonsuz huzur gerçeği…Ailemize gelin olarak gelen ama tek ve biricik kızımız olan Emine, arkada annesi,babası,eşini, bizleri ve dostlarını bıraktı. Daha 24 yaşındaydı. Hayalleri vardı. İdealleri vardı. Fakat ecel fırsat vermedi. Emine de teneşire yakışmadı fakat emr-i ilahiye karşı elimizden ne gelir, dua etmekten başka.
Emine, sonsuzluğa yürüdü, anısı ve gülümseyişi hiç solmayacak yüreğimizde…Cenab-ı Allah’tan rahmet dilerim.Mekanı cennet olsun.
Kızımız Emine’nin vefatı vesilesiyle; tüm eş, dost akraba ve hemşerilerimiz gerek cenaze törenine ve gerekse taziyemize gelerek veya telefonla arayarak bizleri bu acı günümüzde yalnız bırakmadılar.
Uzaktan yakından cenazemize katılan, taziye ziyaretinde bulunan, mesaj gönderen, telefonla başsağlığı dileyen, internet aracılığı ile mesajını ileten, definden önce ve sonra eve gelip acımızı paylaşan, dualarını esirgemeyen akrabalarımıza, dostlarımıza, arkadaşlarımıza, hemşerilerimize hemşerilerimize ve gönüldaşlarımıza, şahsım ve FİDAN-ÇAKAR aileleri adına çok teşekkür ederim. Cümle geçmişlerimize Allah’tan rahmet, herkese sağlık ve afiyet dilerim…”