KURBAN BAYRAMI

Hepimizin de malumu üzere geçen hafta Kurban Bayramı idi. Acısıyla, tatlısıyla, iyi veya kötü bu bayram da yaşamak nasip oldu, bu arada bütün eş, dost ve beni tanıyan herkesin büyük küçük geçmiş Kurban Bayramı mübarek olsun. Rabbim daha nice bayramları görmeyi nasip etsin.
Kurban Bayramının tarihçesini hepimiz az çok biliriz. Yüce Allah Hz.İbrahim (a.s)’i bir sınava tabi tutmuş Halilim dediği Yüce Peygamber Halilliğini tam bir teslimiyet içerisinde göstermiş. Rabbine olan dostluğunu hiç eksiksiz ispat etmiş. Rabbimize ondan gani gani razı olsun.
Gelelim bize… Kurban Bayramı deyince bizim aklımıza ne geliyor? Acaba biz Rahman’a tam bir teslimiyet gösterebiliyor muyuz?
Kurban kesmenin önemini ve güzelliğini tam olarak yaşayabiliyor muyuz.?
Koskocaman bir “HAYIRRRRRR” bence…
Biz sadece 1 yıl yetecek mi diye düşünerek derin dondurucularımıza stoklarımızı yapmış olduk.
Çıkarıp çıkarıp afiyetle yeriz…
Tabi ki de nasip kısmet olursa…
Biz değil Halil İbrahim olmak onun kestiği tırnağı dahi olamayız.
O apaçık bir aşikâr boşuna kendimizi kandırmayalım. Bu arada bir güzel ilçemizde gayri ihtiyarı bir AKIM başladı, bir piknik furyasıdır gidiyor. Kim nereye ne kadar uzağa gidebiliyor yarışı başladı. Rabbim sonumuzu Hayır etsin. .
Şu sıralar en popüler olan yer malumumuz Çukurca Beldesindeki Çukurca Baraj Göleti’ne benim de yolum düştü ve bana da gidip görmek nasip oldu. İnanın o barajın yapımına başlandığında ben O’rasının o kadar güzel bir yer olacağını hiç düşünmüyor, tahmin etmiyordum. Eksikleri de yok değil hani lakin ben bu kadar güzel bir mekanın ortaya çıkmasına beldem ve ilçem adına çok sevindim. Umuyorum ki ileride daha da güzel olacak belki de o diyarı geçecek daha nice güzel mekanlar olacak…
Ben buna inanıyorum. Yapımında emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Sadece ilçe çevre halkımızdan şunu rica ediyorum. İlçemiz için gerçekleştirilen güzel olan ne varsa burun kıvırmaktan vazgeçelim. Ve çevremize at gözlüğü ile bakmayalım. Çünkü yapılanı düzgün bir şekilde kullanacak, kullandıracak ve tanıtacak kendi, reklamını yapacak yine biziz, ilçe ve belde halkı olarak yine bu görev bize düşüyor. Uzun lafın kısası bu ilçeyi tanıtacak, ihya edecek bizleriz.
Bu arada Ramazan Bayramı’nın galiba 3. gününden itibaren düğünler sıralandı… Düğün sahipleri ve onların eş dost ve akrabaları bir koşuşturma ve Maraton halinde. Bazen inanın 3 düğün bir günde oluyor, yetişebilene aşk olsun.
İyi hoş da şu havai fişek ve tabanca, pompalı tüfek kullanmak olayı olmasa…
Kulakları sağır edecek kadar yüksek debide ses gürültüsü oluyor inanın.
İlçe Jandarma Komutanımız ve İlçe Emniyet Müdürümüz umarım bu yazılarımı gazeteden okuma fırsatı bulurlar. Onlardan bu duruma biraz daha hassasiyet göstermelerini rica ediyorum.
Ayrıca o silah ile şov yapan abi ve kardeşlerime buradan sesleniyorum. O mermilerin kutusu ne kadardır kim bilir…
Kutu kutu mermi için para harcamaktansa o parayı düğün sahibine ya da damada verseniz daha iyi olmaz mı? Düğün sahiplerine daha da faydalı bir iş yapmış olmaz mıyız sizce?
Neyse sözümü çok uzatmayayım.
Belki de sana ne diyen çıkabilir.
Bu haftaki yazımda dilimin döndüğünce derdimi anlatmaya çalıştım. Umarım anlatabilmişimdir.
Bu iki satır yazıyı okuma zahmetinde bulunan herkese çok teşekkür ederim.
Vaktinizi aldım hakkınızı helal edin.
Kalın Sağlıkla…