SIKINTI YOK SADECE BALIKLAR ÖLMÜŞ !

Biz Domaniçliler, havamız, suyumuz ve de doğamız ile övünürüz. Zaten başka da bir şeyimiz yok!

Hatta bazı dangalaklar bu özelliğimiz ile övündüğümüz için bizimle alay ederler. Oysa hayatta her şeyi satın alabilirsiniz de temiz havayı, temiz suyu, doğayı satın alamazsınız.
Allah’ın verdiğini insan olarak bizler neden katlederiz anlaşılır gibi değil.

Memleketimizin en doğaya duyarlı halkı anlaşılan o ki Karadenizliler.

Bizde asit kamyonları dağlara asit döker. Yetkililer ses çıkarmaz. Halk tepkisizdir. Ormanlarımızı yakarlar. Ne yakan yakalanır ne de yanandan ders alınıp önlemler alınır.
Ormanlarda ki piknik alanlarımız adeta çöplük gibidir. Vatandaş gelir yer içer affedersiniz sıçar gider.

Fakirimiz piknikle, zenginimiz zehirliyle el ele vermiş tabiatı katletme yarışına girmişiz.
Allah bizi dünyanın en güzel yerinde yaratmış, kıymetini bilmeyiz.

Güney deresinde ki balık katliamının ardından Güney Muhtarı Baki Karaca diyor ki ; “ Termiğe, yola karşı çıkan Karadenizlilere kızıyordum. Bu kadar iş sahası açılacak adamlar karşı çıkıyor. Bunları kesin dış güçler kışkırtıyordur diyordum. Adamlar haklıymış…” Ee günaydın.
HES yaptılar karşı çıkmadık, Tunçbilek son yıllarda zehir saçıyor ses çıkarmadık. Yollarımıza asit döktüler ses çıkarmadık.
Gırtlak kanseri arttı bahçeler kuruyor. “NOLUYORUZ” diyen yok.

Klavye kahramanlarının efelikleri sosyal medyanın dışına çıkamıyor.

Kimse kusura bakmasın ama Allah belamızı vermeye başladı. Siz daha derin kuyu faaliyete geçsin bakın Domaniç ne oluyor?
Havalar iyice ısınmaya başladı.

Bakalım bu yıl hangi yolsuz ve yangın havuzu savsaklanmış ormanlarımız yanacak.

Bakalım asit kamyonlarının döktüğü asitler ne zaman eserini göstermeye başlayacak.

Bu gün sadece balıkların öldüğü Güney deresinde yarın bahçeler nasıl kuruyacak burada yaşayan insanlar hangi hastalıklarla bir bir ölecekler.

Mesire alanlarımıza dökülen çöpler ne zaman sularımıza karışacak ta, torunlarımız doğmadan ölecek bekleyip göreceğiz.