KARAR HAFTASI

Türkiye önümüzde ki hafta 24 Haziran Pazar günü seçime gidiyor. Bu seçim Cumhuriyet tarihinin en farklı seçimi.
Parlamenter sistemden Başkanlık sistemine resmen geçişin seçimi.
Ülkemiz, 1923’de babadan oğula geçen padişahlık dönemini kapatarak, yöneticisini halkın seçtiği Cumhuriyet sistemine geçmişti. İlk çok partili gerçek demokratik seçimler ise 1946’da yapıldı.
1946 seçimleri ile Halk, Başbakanını da, Bakanlarını da Vekillerini de kendine sunulan çok seçenekli parlamento adayları arasından kendisi seçmişti.
24 Haziran’da yapılacak seçimle de yeni bir dönem daha başlıyor. Adı Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi. Adı ne olursa olsun. Sonuçta bir başkanlık sistemi.
Yönetimde istikrarın en doğru sistem tercihi. Ancak temsilde adalet için de farklı renklerin bir arada olduğu parlamento şart. İşte bizim yeni sistemde hem burada hem de seçilen başkanın kendinin belirleyeceği yönetim kadrosunda sıkıntı olabilir. Halkın seçmediği sorumsuz kişilerin yürütmenin başında olması yani bakan olması sıkıntı çıkarır diyenler var.
Bu tür hatalarda sistem çalışırsa zamanla düzeltilir.

Yeni sistemde çok partili dönem kapanıyor yerine iki partili bir süreç başlıyor. İttifaklarda zaten bunun en büyük göstergesi.
Bir tarafta Cumhur ittifakı diğer tarafta Millet İttifakı var.

Siyaset miting savaşları ile başladı. Kan bile döküldü. Gerginlik hat safhada. Bazı çatlak sesler, seçimi savaş gibi dillendirmeye başladı. Taraflar bir birlerine diktatör, hırsız, hain, iş birlikçi gibi suçlamalarla saldırıyor.
Her iki tarafında trolleri yangına körükle giderken, troller sadece sosyal medyada değil. Bir zamanlar Türk halkının en çok güvendiği basın dünyasına da taşındı.
Bazı televizyon kanalları vıcık vıcık yağcılık için mide bulandıran haberler yaparken, halk sürekli aldatılmaya olmayanı varmış gibi göstermeye çalışıyor. Cımbızlama teknikleri ile öteki tarafa olmadık iftiralar atılıyor.
Gidişatın tadı yok. Durum iç açıcı değil seçimi kazananı kim olursa olsun kaybeden Türkiye ve halk olacak gibi geliyor bize.
Bu hafta kader haftası, kaderimizi belirleyecek sandıklar açılınca taraflardan biri kazanacak. Asıl sorun ise ondan sonra başlayacak diyoruz biz !