BAZILARI SEVMEZ BAYRAMLARI

Bin 980 li yıllar… Babam Annemi Türkiye ye gönderdi. Ben, 14 -15 yaşlarımda Babamla birlikte Almanya’da kaldım. O zamanlar telefon falan yok. Mektupla haberleşiyoruz.

Ama ne mektuplar, ne mektuplar…

Ergen yaşlarımda, duygusal bir ortamda, ev de devamlı yalnızım. Çift kasetli bir teyp, sabah akşam, Orhanlar, Ferdiler , Yüksel Özkasapları dinleyip dinleyip ağlıyor, kendimce şiirler yazıyorum. İşe bir bayramda yazdığım şiirimden kısa bir bölüm:

Düğünlerde bayramlarda
Düşünürüm kara kara
Ya Rab hak mı bu bana
Çeker dururum

Benzese de yıldızları
Köyümün Yıldızlarına
Bir başkadır akşamları
Özler dururum

Şiir, böyle.

Bildik arabesk kıvamında devam eder gider.

Çok şükür Allah’ıma ki 40 yaşımdan sonra sılayı rahime kavuştum. Memleketimde yaşarım bayramları. Ama her bayramda hatırlarım o yalnız geçen yılları.
Ve… Kim bilir benim gibi daha kaç kişi vardır bayramları sevmeyen. Bayramlarda için için yanan diye düşünürüm.
Düşünürüm gurbetçileri, yalnız kalan yaşlıları, kimsesizleri…

Ramazan ayı bitti sayılır 15 Haziran Cuma günü bayram, bir kısmımız torun torba bir sofrada bayramda vesilesi ile toplanırken, kader mahkûmları, gurbetçiler, yalnızlar, yaşlılar çok ama çook üzülecekler.
Çektikleri ahlar ateş olsa dağları eritir.

Sevgili okurlar;
Bayramda dikkatli araç kullanalım ki arkamızda birileri yalnız kalmasın, dargınları barıştıralım ki kimseler bayramda kapılara bakmasın.

Yalnızları da ziyaret edelim ki bayramlarda kara kara düşünmesinler.

Hepimizin Bayramı Bayram gibi olsun !