MİRAÇ KANDİLİ VE GELECEK KAYGIMIZ ;DEİZM

Öncelikle 13 Nisan 2018 günü malumunuz Miraç Kandili idi. Geçmiş Miraç Kandilimizi tekrardan Kutlar, bütün İslam Alemine hayırlara vesile olmasını temenni ederim. Nüfusun 99/100 Müslüman olan toplumumuzda 400 yıllık bir geçmişi olan fakat yakın zamanda gençlerimiz arasında hızla yayılan ve biz anne-babaları bir hayli tedirgin eden bir konuya dilimin döndüğünce değinmek istiyorum.
DEİZM ;
Bütün dinleri inkar eden tek Tanrı inancıdır. Deizm genel olarak dünyaya müdahale etmeyen tek tanrı olduğuna inanır. Ayrıca mantık ve doğal dünyaya dair gözlemlerin kaynağını oluşturduğu; dinsel bilgiye dolaysız biçimde sadece akıl yoluyla ulaşılabileceğini ilkesini esas alır.
Peygamber, kutsal Kitaplar, sevap, günah ibadet, dua gibi kavramları inkar eder.
DEİZM ‘i sanki ballandıra ballandıra anlatıyormuş gibi gelmesin size hemen köpürmeyin…
Gençlerimizde hızla yayılan bu inanç sistemine onları iten ve inanmalarına sebep olan aslında bizleriz.
Nasıl yani? Diye soranların olduğunu sanki duyar gibiyim. Şöyle ki Deizm Kutsal Kitapları, Peygamberleri günah ve sevabı, haram ve helali inkâr ediyor, değil mi?
Çünkü bu akım gençlerimizin bir yaratılış gayesi olduğuna değil de başıboş yaratıldığına inanmasını istiyor.
Ve onlara bu akım gözlerine hoş geliyor.
Biz anne-babalar da gençlerimizin bu yola sevk ettiğimizin farkında miyiz? maddi olarak onları doyuruyoruz.
Ya manevi olarak onların açlığına derman olabiliyor muyuz?Yaşantımız ile onlara örnek olabiliyor muyuz.? Dini İslam ibaresini sadece Nüfus Cüzdanı kaydından ibaret olarak yaşadığımızın farkında miyiz.?
Şöyle ki ; İlk okul yıllarından itibaren öğretmenlerimiz bizleri çeşitli konular ile bilgilendirip ve sonra sınav yapmakta …
İşte Kâinatı kusursuz bir şekilde yaratan Allah da gönderdiği kitaplar ve peygamberler ile bizleri yaratmasında asıl amacını ve yaşayışımızın nasıl olacağını öğretmekte ve sınavıda Ahiret ‘e bırakmaktır. Bir ayet-i Kerime Meali der ki
“Sizi boş yere yarattığımızı mı sandınız? “Muminun 115.
Demek ki İnsan dünya ya yemek içmek ve keyfince yaşamak için yaratılmamış.
Şu halde ben Allah ‘a inanıyorum diyen akıl sahibi kimsenin kitaplarına, peygamberlerine ve ahiret gününe iman etmesi ve O’nu yaratan Allah’ın emir ve yasaklarını yerine getirmesi gerekir.
İmanın altı şartından birine bile inanmayan iman sahibi olamaz. Ben sadece Allah ‘a inanıyorum demesi kendini aldatmaktan başka bir şey değildir.
İnsan yalnız yemek, içmek, gezmek için yaratılsaydı her hangi bir hayvandan farkı kalmazdı. Boş yere yaratılmamış ve başıboş bırakılmamıştır. O, bir görevi yerine getirmek için yeryüzüne gönderilmiştir. Kendisi gibi herhangi bir yaratılmışa kul, köle olmak için değil; yaratanını tanımak ve O’na ibadet etmek dünya da Allah’ın hükmünü hâkim kılmak, buna karşı çıkan engelleyici güçleri (fitneyi) bertaraf etmek suretiyle halifelik görevini yürütmek için yaratılmıştır. İşte olayın özünü gençlerimize idrak ettirmek de biz anne-babalara düşüyor. Lakin kırmadan dökmeden. Şöyle bir silkinip kendimize gelerek yaşayışımızla örnek olarak.İslamiyet’i en iyi şekilde yaşayarak anlatmalıyız. Gençliğimiz nereye gidiyor değil asıl biz nereye gidiyoruz demeliyiz. Birey olarak her birimiz tek tek silkinip ayağa kalkmalı kendimize gelmeliyiz Ki toplum da kendine gelsin dirilip ayağa kalksın.Haydi Millet dirilelim ve ayağa kalkalım. Kalkalım ki Gençlerimizden geleceğimizden kaygımız olmasın.
Haydi Vira Bismillah. …