DOMANİÇ’TEN ÇANAKKALEYE UZANMAK

Atalarımız, Malazgirt’te, Çanakkale’de, Sakarya’da, İstanbul’un fethinde ve daha nice yerlerde kanlarını canlarını vermişler, şahadet şerbetini içmişlerdir. Bizler böyle bir ecdadın torunlarıyız. İnanıyoruz ki, bir insan için erişilebilecek rütbelerin en yücesi şehitliktir. Vatan uğrunda şahadet şerbetini içip bu fani alemden göçenler, Allah katında peygamberlerden sonra en yüksek mertebededirler. Bu anlamda Atatürk’ün Çanakkale’de “Size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum” emrine muhatap askerin ruhuyla 15 Temmuz gecesi Ömer Halisdemir’in ruhu; Afrin’de havacılara “bizi düşünmeyin.. Bombalayın” diyen askerlerin ruhu aynı ruhtur. Türk’ten başka hiç kimse o emri vermez… Yine Türk’ten başka hiç kimse o emri yerine getirmez. Bu vesile ile 103 yıl önce çoluk çocuk, genç ihtiyar ,erkek kadın demeden, Çanakkale de top, tüfek ve süngü yerine Deynek ile vura vura yedi düvele Türk milletini öğreten ve destan yazan,tüm şehitlerimizin ruhları şad mekanları Cennet olsun.

Mevzu Çanakkale olunca kutlu bir direniş ve “Çanakkale geçilmez’diyerek Şanlı bir maziyle övünmek, gururlanmak en doğal hakkımız ve dualarla yadetmek, biz Müslüman Türkler olarak ecdada vefa borcumuzdur. Amma vekakin
Çanakkale’den yola çıkarak biz Domaniç’lilerin aklına “Kuruluştan Kurtuluşa” başlığı altında Domaniç’in kurtuluşuna vesile olacak projelerle Domaniç için kafaların yorulması gerekmektedir.Kısacası Domaniç’ten Çanakkale’ye uzanmak gerek.

İlk defa 2014 yılında hem köşe yazılarımla hem de haber yaparak gündeme getirmiştim. Bahsettiğim konu “Kuruluştan Kurtuluşa Kültür Yolu”. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Bursa Valiliği’nin işbirliği ile Kütahya- Bilecik- Bursa-Çanakkale İllerini kapsayan “Kuruluştan Kurtuluşa Kültür Yolu” adlı bir proje hazırlanmıştı. 2009 yılında alan araştırmaları yapılmış, Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü ve Tanıtma Genel Müdürlüğü’nden mimar, arkeolog, sanat tarihçi, şehir plancısı gibi bir çok uzman personel alan incelemesine Domaniç’ten başlamıştı. Domaniç’ten Bozüyük’e oradan Söğüt’e, Osmaneli-Vezirhan, Bursa-İznik, İnegöl, Yenişehir, Karacabey, Çanakkale-Biga, Eceabat, Gelibolu ve Lâpseki’ye kadar uzayan bir kültür yolu projesiydi.

2016 yılında aktif olarak başlayan proje 2017 yılında devam etti ve bu yılda devam etmesi sağlanmalı. Domaniç çekim merkezi olmaya devam etmeli. 2017 yılında Domaniç o projenin semerelerini aldı aslında. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü’nün “Kuruluştan Çanakkale’ye Tarih ve Medeniyet Gezisi” proje kapsamında 81 ilden öğrenci Hayme Ana türbesini ziyaret etti. Domaniç’te Hayme Ana türbesinde başlayan gezinin devamında Söğüt, Bursa’ya son olarak da Çanakkale’de nokta konuldu. Bu projenin takibinin sağlanması ve Domaniç, Hayme Ana, Mızık Çamı, Şehit Sarubatu Savcı Bey, tüm Türkiye’ye tanıtılmalıdır. Domaniç tarihi ve doğal güzellikleri bakımından hak ettigi değeri yerli ve yabancı turistlerden görmeli ve bu değer Domaniç insanı ve esnafına maddi manevi yansıtılmalıdır.

Her geçen gün kan kaybeden bir Domaniç’in, tarihi ve doğasından başka sahipleneceğimiz bir tutar tarafı yoktur, kalmamıştır. Kısır çekişmeler, o onu demiş bu bunu demişler ve genel siyasi tutum Domaniç mevzuysa ikinci sırada olmalı iktidar partisi her zamankinden daha fazla elini taşın altına koyup, Yerel ve Mülki bazda STK’ları ve muhalefeti de muhatap alıp, yarınlarımıza,kendi öz değerlerinden kopmamış bir Domaniç bırakmak adına daha fazla proje üretip veya üretilen projelerin bir bir takipçisi olması gerekiyor.

Unutulmamalıdır ki; Domaniç 700 yıllık Osmanlı’nın beşiği, ecdadımızın yadigarı, sevdalarımızın coşkusudur.