DOMANİÇ’İN KÜLTÜR POTANSİYELİ

Son zamanlarda tekrar canlanan tarihi köklere dönüş dizilerinde Kayı Boyu gündeme otururken Domaniç bu konunun neresindedir?Bizler bunun neresindeyiz ve payımıza yine yalnızlık mı düşecek? Sorusunu sorup başlamak istiyorum yazıma. Altı yüzyıl sürecek bir cihan imparatorluğunun ilk çadırlarının kurulduğu kutlu bir yayla, dünya çapında bir imparatorluğun mayalandığı ve ilk filizlerini verdiği tarihi bir mekândır DOMANİÇ. Osmanlı Devletinin kuruluşu bu mübarek topraklarda gerçekleşti. Bu yörenin her bir köşesinde buram buram tarih kokmaktadır. Ertuğrul Gazi liderliğindeki Kayı Boyu, Selçuklular zamanında Domaniç Yaylasına yerleşmişlerdir. Osman Gaziler, Orhan Gaziler bu ovalarda at koşturmuş; ilk fetih rüyalarını Domaniç’te görmüşlerdi.
Hayme Ana, cefakâr, fedakâr Türk anasının en büyük timsalidir. Hayme Ana, kutlu Kayı Boyunun lideri, komutanı, derleyicisi, devlet kurucusu gibi pek çok özelliği şanlı kişiliği ile birleştirmiştir. Domaniç Osmanlı’nın ilk yurdudur. Domaniç, 28 Haziran 1931 yılında Bursa’dan idari bakımdan ayrılmış, Kütahya’nın ilçesi Tavşanlı’ya nahiye olarak bağlanmıştır. Bu yıldan itibaren Domaniçliler kaza/ilçe olmak için birçok teşebbüste bulunmuşlar ama bu teşebbüsler kabul görmemiştir. Fakat bu mücadele daha sonra meyvesini vermiş Bakanlar Kurulu’nun 7033 sayılı kanunuyla 1 Nisan 1960 tarihinde kaza/ilçe olmuş. Velhasıl OSMANLIDIR “DOMANİÇ”. Son yıllarda sinema ve dizi kültürü o kadar gelişti ki, bu gelişmenin sonunda en çok tarihi diziler izlenme rekorları kırdı. Son dönemlerde en başta ” Diriliş Ertuğrul, Payitaht Abdülhamit ” gibi diziler tekrar bir ecdat hayranlığı başlattı toplumumuzda. Osmanlı hayranlığı zamanla, imparatorluğun bütün ahalisini kapsayan bir üst kimlik hâline gelmeye başladı. Daha doğrusu, “Osmanlıcılık” adını verebileceğimiz etnik ve inanç farklılıklarının üstüne çıkarak “Osmanlılık” ekseninde yeni bir kimlik ve “Osmanlı” adı altında yeni bir millet oluşmaya başladı neredeyse. Aslında Osmanlı, Oğuzların Bozoklar soyundan bir Türk sülale ismidir. Türk’türler kısacası bir üst kimliğe ihtiyaçları yoktur. Bizlere bu toprakları yurt olarak bırakmışlar ve İslam dinine sayısız hizmetlerde bulunmuşlardır. Bizlerin ecdadımız Osmanlıya layık bir nesil olma çaba ve gayemiz her daim olacaktır.
Osmanlı bu kadar gündemde iken Osmanlı’nın ilk yurdu Domaniç bu durumdan neden ve niçin fayda görmemektedir? Kütahya Valisi sayın Ahmet Hamdi NAYİR 2017’nin 7.ayında ‘’ Kütahyamızda 78 milyonun hepsini ilgilendiren Hayme Ana gibi çok önemli büyüklerimiz var. Bunların bizim tarafımızdan bilinip ülkemize ve dünyaya tanıtılması lâzım. Bunları bilin, tanıyın, tanıtın ve istifade edin.’’ cümlelerini kullanmış iken, bizler neden ve niçin Domaniç olarak, bir türlü hak ettiğimiz yerde değiliz.2016 yılı Hayme Ana Şenliklerine “Diriliş Ertuğrul” dizisinde “Hayme Ana” karakterini canlandıran Hayme Ana’yı Türkiye’ye tanıtan sevdiren sinema sanatçısı Hülya Darcan hanımefendinin törenlere katılması bizim kazancımız olmamalı. Sadece o yıl ki törenlere ilgiyi arttırdı. Domaniç ve Domaniç insanı son dönemlerdeki atmosferden yararlanmayı en çok hak eden ilçe değil mi? Bizlerin kadınları birer namus ve iffet abidesi Hayme Ana erkeleri ise bir alp olan Saru Batu Savcı bey ve Osmanlı imparatorluğunu kuran Osman Gazi beylerdir.Domaniç üzerine konuşmalar her zaman olduğu gibi gurur vericidir. Ancak biz, duygusallık eşiğini artık geçmemiz gerekmektedir. Bunun için Domaniç mutlaka kültür turlarıyla tanışmalıdır. Turizm şirketleri Domaniç’i gezi etkinliklerine almalıdır. Velhasıl yazılacak çok şey var.Haftaya bu konuya devam edeceğim.