VURUN MÜSLÜMAN’A ?

Yahudiler diyor ki, “Yahova (Tanrı) dünyayı bize vadetti. Diğer insanların katli vaciptir”
Kendilerinden olmayanları katletmeye başlıyorlar… Sonra aralarında ayrılıklar başlıyor. Mezheplere bölünüyorlar. Ardından da parçalanıp vatansız yurtsuz kalıyorlar.
Sonra Hristiyanlar çıkıyor piyasaya. “Got (Tanrı) dünyayı bize vadetti” deyip haçlı seferleri ile dünyayı kasıp kavuruyorlar. Sonra onlarda aralarında mezheplere, tarikatlara bölünüp, kendi aralarında yıllarca kardeşkanı döküyorlar.
En son Müslümanlar çıkıyor piyasaya: “ Allah’ın dinini dünyaya yayacağız” iddiasıyla Arapların başlattığı cihadı, Arapların kendi arasında savaşa tutuşmasıyla yeni Müslüman olan yeni İmparatorluk Osmanlı devralıyor. Hoca Ahmet Yesevi geleneğine bağlı Osmanlı Yavuz Sultan Selim dönemine kadar Alevi Bektaşi geleneği ile cihattan cihada koşarken Yavuz’un suni mezhebini seçmesi ile kendi aralarında bir birlerinin kanını dökmeye başlıyorlar.
Uzun lafın kısası Müslümanlarda mezhep ve tarikat savaşına giriyor.
Müslümanlar bir birini kıradursun bu arda Önce Yahudiler akıllanıp bir araya geliyor devletlerini kuruyor. İlime bilime sarılarak yeni bir cihada başlıyorlar ve muktedir oluyorlar. Hristiyanlar durur mu onlar bir orta yol bulup kendi aralarında ki savaşı sonlandırarak kendilerini ilime ve bilime veriyorlar ve muktedir oluyorlar.
Yahudi ve Hristiyanların ürettiği teknolojinin sponsorluğunu yapacak bir enayi lazım… Silahların denenmesi lazım. Savaş lazım. Kan lazım. Okuma özürlü Müslümanlar hala devrede ve iyi bir malzeme. Ajanlar devreye giriyor. Müslümanlar arası ırk ve mezhep farklılıklarını körüklüyor körüklüyor. Ardından her iki tarafın eline silahlar veriliyor. “Vurun Müslüman’a” diye talimatını da verip hem seyrediyor, hem eğleniyor hem kazanıyor.

Oysa Kuran ne diyordu? Ali İmran Suresi 103. Diyanet İşleri: Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.