719 YIL SONRA DOMANİÇ’İ ANLAMAK

Her kuşak beraberinde kendisine bir misyon yükler. Bu yüklenen misyonun hakkını verebilmek önemlidir.
Geçmişte yaşanmışlıklar ile geleceğe bir köprü olmak vardır işin içinde.

Hiçbir şehir yoktur ki, “Devlet Ekilen Topraklar” ifadesini, tarihi derinliği ve zenginliğiyle Domaniç kadar hak etsin.

Domaniç, dünya tarihinin seyrinin değişmesine tesir eden üç kıta, yedi iklimde muhteşem devleti kuran ecdadımızın bize bıraktığı kutsal bir mirastır.

Domaniç, Osmanlı tarihinde önemli bir yer tutar.

Cihanşümul bir Türk devletine beşik olmuştur.

Domaniç, beylikten cihan devletine giden yolun adıdır.

Türklüğün ezelden ebede giden yolu üzerinde som altından yapılmış bir kilometre taşıdır.

Domaniç, tarihin akışına yön veren, Osmanlı cihan devletinin temellerinin atıldığı bir ilçe, bir Osmanlı mirası.

Bu zenginliği tamamlayan topoğrafyası ve görenleri hayran bırakan doğal güzelliği de vardır ki,
bizler olarak kuşağımızın gereği bu kültür hazinesi ve doğa cenneti Domaniç’i gelecek kuşaklara aktaralım.

Üzerimize düşen bu kutlu görevi yaparken geçmişimizi gelecekle buluşturma noktasında okuyan, okuduğunu anlayıp anlatabilen bireyler olmak zorundayız.

Görsellere bağımlı kalmadan dizi kültürüyle geçmişi anlayıp geleceğe anlatmak, geleceğimize bırakacaklarımız bilgi kirliliğinden başka hiç bir şeye yaramaz.

Geçtigimiz 27 Ocak 2018 tarihi dolayısıyla,
Yayladan Cihana 1287 ‘de Şehit Sarubatu Savcı Beyin şehadetleri ile sonuçlanan İkizce savaşında Devlet Ekilen Toprak, Domaniç’ten başlayıp 27 Ocak 1299 tarihinde bir cihan devletini kuran;
İslâm’ın güzelliğini ve Türk’ün adaletini yedi cihana duyuran Osmanlı Devleti’nin
719. kuruluş yıldönümünü kutluyorum.

Bu vesile ile ecdada layık nesiller olabilme ve yetiştirmek adına 719 yıl sonra bile anlamak için okumanın gerekliliğini vurgulamak istiyorum.

Bazen bir şeyi anlatmak istersin ama uygun kelimeleri bir türlü bulamazsın.

Bazen de anlatacak milyonlarca kelimen varken anlatacak kimsen olmaz.

Günümüz konjonktürün de anlayan ve anlamaya çalışan bir gençlik ve gelecek hazır potansiyel varken,
719 yıl gibi çok uzun bir yıl aradan sonra Osmanlı’yı anlayan ve anlatan
bir nesil olma duası ile…