YENİ YIL ( YILBAŞI )

Biz insanoğlu, zaman kavramıyla tanışıklığından sonra takvime büyük önem vermeye başlamıştır.

Günün vakitlerine, haftalara, aylara, yıllara hatta asırlara anlamlar yüklemiştir.

Kimilerini kutlayarak kimilerini hüzünlenerek anmıştır.

Doğum ve ölüm günleri, bayramlar, evlilik yıldönümleri, ilk buluşma, ilk tanışma, vs…

Hepsi takvimle alakalıdır.

“Günaydın ve iyi geceler gibi kutlama ve temennilerde bir takvimle alakalı kutlamalardır.

Ülkemizde yeni yıl kutlamaları da takvime bağlı kutlamalardır.

Yani bir takvim yılının bitip yeni bir takvim yılına başlangıcın kutlamalarıdır.

Çoğu halkımızın dini anlamda Hristiyanlığın yüklediği anlamı yükleyerek bir dini anlamda kutladıklarını düşünmüyorum.

Yeni yılı bu şekilde anlamak, değerlendirmek gerek düşüncesindeyim.

Kutlarken de karşı çıkarken de kırıcı olmadan ve yapıcı eleştiriler yapmak lazım.

Bir takvim yaprağı üzerinden ” yeni bir ayrıştırma”unsuru çıkartmamak lazım.

Bu arada. Türklerde Yılbaşı 21 Mart’tır… yani Yeni Gün (Nevruz)’dadır.

Nevruz; Anadolu ve Orta Asya Türk halklarında da Göktürklerin Ergenekon’dan çıkışı anlamıyla ve baharın gelişi olarak kutlanır.

2010’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 3000 yıldan beri kutlanmakta olan bu şenliği, Dünya Nevruz Bayramı ilan etmiştir.

Bu yılbaşı geleneği günümüze kadar devam etmiş, gelecek nesillere devretmekte bizlerin en asli görevlerinden biridir.

Yeni yıl, yıl başı ile ilgili beyhude tartışmalardan daha ziyade, insanlığın bambaşka bir dünyaya açılması için bütün gözlerinin, savaşların, terörün bitmesi, çocukların gülmesi, annelerin ağlamaması, yoksulların doyması için iyi temenniler ve dualar edelim.

2018 yılının herkese; milletimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.