BASIN BİR GÜN SANA DA LAZIM OLABİLİR

Basın, halkın ortak sesidir.
Basın, halkın taleplerini toplu halde yetkili mercilere ulaştırarak sorunun çözülmesine katkı sağlar.
Basın, yetkili mercilerin aldıkları kararları, uygulamamaları halka iletir.
Basın, her fikrin kamusal alanda tartışılması, desteklenmesi ve ya eleştirilmesi için ortam oluşturur.
Basın, olayları halkına en doğru şekilde iletilmesini sağlar.
Basın, halkının uyarılması, haberdar edilmesi için her konuyu araştırarak kamuoyuna sunarak halkı aydınlatır.

Bu sayılanlar olması gerekenlerdir.

Ancak ülkemizde son yıllarda basın, muhalif basın, yandaş basın olarak ikiye ayrıldı.
Ülkemiz insanı siyasi liderine, sadece fikir bağı ile bağlansa sorun yok. Bizde insanlar liderlerine, gönül bağı ile bağlanıyor AŞIK oluyorlar. Haliyle aşkın gözü de kördür.
Aşık, liderinin hatasını, yanlışını kesinlikle görmediği gibi görenlere de düşman kesiliyor. Aşığa maşukuna laf söyletmiyor.

Bizde siyasi iktidarlar kendi dönemlerinde az ve ya çok kendi yandaşlarına iş imkânı sağlarlar. Bunu yapan, bu talimatı veren siyasi lider olmasa da aşağıdaki işgüzarlar bu işi kesinlikle böyle yaparlar. Liyakat yerine mülakatla, torpille iş sahibi olan yandaş da, kendini bir ömür boyu o partiye gebe kalmış görür ve sadakat ta ne gurur, ne adalet, ne ahlak ne de Allah korkusu tanımadan partisine eleştirenlere saygısızca saldırır.

Büyük yerlerde saldıran da saldırılanda birbirlerini tanımazlar, her bir bağları da yoktur.

Peki ya küçük yerler de.

İlçemiz Domaniç’te İlçe merkezinden en uç köyümüze kadar hepimiz bir birimizi tanırız. Hatta çoğumuz bir birimiz ile akrabayız.

Günümüz de trol diye adlandırdığımız bu liderine aşık ve ya gebe vatandaşlar, ekmeğini yediği siyasi görüşe ya da aşık olduğu liderine karşı olanlar, ana babası da olsa, halası amcası da olsa asla tahammüllüleri yoktur. SALDIRIRLAR.

Eyy trol efendi insan ol gözünü kulağı açta dinle- duy: Biz yaşamadık görmedik ama büyüklerimizden duyuyoruz. Hani bir zamanların astığı astık kestiği kestik CeHaPelileri, hani çeketimi atsam kazanır diyen, solcuların öldürülmesini mubah gösteren Demir Kıratçılar. Demirelcileri sokakta görseniz tanımazsınız. Papatyaları hatırlayanınız var mı? Seve seve alışacaksınız diyen, ben zenginleri severim diyen ANAP lıların nerelerde süründüğünü bi araştırın. Son bombamız Fettullahçılar. Sokaklarda yürürken Kurtlar Vadisinin Polat Alemdar’ını bile kıskandıran o güçlüler nerede? Dün sövüp saydıkları ana babalarının, akrabalarının yanına sığındılar. Onların sofralarında yer kapmaya çalışıyorlar utana sıkala.

Eeyy trol emin ol yarın sen de aynı duruma düşeceksin.

Belediye, yol yapımı sürecinde bir ağaç keser. Ağacın halkın duygularını temsil eden bir ağaç olduğu sonradan anlaşılır. Halkın duygusal tepkisi üzerine Belediye başkanı açıklama yapar. Basın da her iki tarafın tepki ve açıklamalarını dile getirir. Olay bu kadar basit ve hallolacakken troller devreye girer başta halkın duygularını dile getiren basın olmak üzere salya sümük küfreder hakaret eder. Milli Eğitim mülakatla işçi almış. Muhalefet sert açıklamalarda bulunmuş. Basın her iki tarafın haberini de nasıl verildiyse öyle haber yapar. İktidarın trolleri devreye girer. Milli Eğitimin yaptığı doğrudur yanlıştır demez. Muhalefete bir şey demez haberi paylaşan basına saldırır. Şunu gördük. Geri kalmış beyinlerin gözünde basın: “ Benim açığımı çıkarırsa şerefsiz fitneci, ötekilerin açığını yazmıyorsa şerefsiz yalaka ”Eeyy trol, siyasilerin iktidarı, geçici basın ise kalıcıdır. Unutma bir gün hakaret ettiğin o basın sana da lazım olabilir.