Cennetimiz Cehennem oldu

Çukurca Beldesi Ballıca 10 Eylül Pazar günü saat 14:00 sularında çıkan yangın, kısa sürede büyüyerek yaklaşık 300 hektar alanın yanmasına neden oldu.

Sık sık kontrol altına alınan yangın, yüzlerce metre ötelerden yeniden patlak verdi.

Domaniç’in seferber olduğu yangın söndürme çalışmalarına kısa sürede devlette tüm gücüyle katıldı.

Önce komşu şehirlerden takviye arasözler ve iki helikopter ile yangın söndürülmeye çalışıldı. Müdahalenin yetersiz gelmesi üzerine Ülkemizin her yerinden yüzlerce itfaiye Orman bakanlığımızın elinde ki helikopter, uçak ve diğer yangın söndürme araçları Domaniç için seferber oldu.

Yangında, Çukurca’nın başında ki Akdere başta olmak üzere, Karagöl, Üçtepeler, Acısu, Çiçekliyayla, Kızılsaray, Kömürsu bölgeleri yanarken yangın üçüncü günün de Bilecik sınırlarını da geçerek Camiliyayla köyüne kadar ulaştı.

Yangı Neden Çıktı ?

Yangının neden çıktığı henüz belli olmamakla beraber, o bölgede kaçak odun kesen biri ve ya birilerinin çay yaparken yangını çıkardığı iddia ediliyor.
İddianın kaynağı ise ilk yangın yerine gelenlerin orada gördüğü, traktör teknesi ve çay takımı.

Yangın Neden Büyüdü ?

Yangın Akdere mevkiindeki Ballıca denilen alanda küçücük bir yerde başladı.

100 metre karelik bir alanda yanan yangına yol olmadığı için itfaiye ve arasözler giremedi. Kepçenin gelmesi beklendi.

Aşırı sıcaklar nedeniyle yangın, dakikalar içerisinde geniş bir alanı zapt etti. Yangın mahalline gelen kepçelerin alana girip yol yapması imkansız hale geldi.

Bunun üzerine orman konusunda çok tecrübeli olan orman köylülerinden Çukurca, Sefa, Durabey ve Domur köylü mattacılar, yangının önünü kesmek için kesim motorları ile ormanda güvenlik koridoru açmak istediler.

Aşırı sıcakların ve yangının etkisiyle yeraltı bitkilerinin ürettiği yangın topları, kozalaklar, rüzgarında etkisiyle yüzlerce ötelerde yeni yangınların çıkmasına vesile oldu.

Bilindiği gibi ormanlar ve bitkiler gece oksijen alıp karbondioksit üretir. Bu durum yangının yavaşlamasına neden oldu.

Muhtelif yerlerde öbek öbek, yavaş yavaş yangına her nedense yüzlerce arasözden binlerce işçinden bir müdahale yapılmadığı gibi bir de yangın kontrol altına alındı açıklaması yapıldı resmi ağızlardan.

Yangına geceleri neden müdahale edilmedi. Neden resmi ağzılar, “ Yangın Kontrol Altına Alındı” açıklaması yaptılar bilemiyoruz.
Ancak sabah güneşi ve sabah rüzgarı ile birlikte yavaş yavaş yanan yerler adeta bir bomba gibi patlayarak yangının dağılmasına ve büyümesine neden oldu.

Bu nasıl bir dayanışma !

Yangının büyümesiyle işin ciddiyetini anlayan Domaniçliler olağan üstü bir güçle organize oldular. Tüm köylerden gönüllüler yangın yerine gelerek kazma kürekle yangın söndürme çalışmalarına katıldılar.
7 den 70’e Domaniç yangın söndürme çalışmalarına katıldı.

Dört gün boyunca uyumadan dur durak bilmeden çalışanlara şahit olduk.

Yangının büyümesiyle Devlette gücünü göstermeye başladı. 14 Helikopter, 2 uçak, yüzlerce araç binlerce işçi sevk edildi Domaniç’e.

Domaniç’in haricinde İnegöl’den ve Tavşanlı’dan çok sayıda gönüllü genç kazma kürekle yangın söndürme çalışmasına katılmak için İlçeye geldi.

Köyler de kadınlarımız nasıl organize oldu bilemiyoruz. Sırayla çalışanlara gözleme yapmaya başladılar. İlk gün sadece Çukurcalı kadınlar, gözleme, kabartma, çay ve ayran servis ederken yangının ikinci günü Muratlı, 3. günü Ilıcaksu ve Domaniçli kadınlar organize olup yiyecek hazırlamaya başladı.

Domaniç, Tavşanlı ve Kütahya da Sosyal medya grupları, muhteşem bir organizasyonla Yangın işçileri için kampanyalar düzenlediler.
Arazi den gelen talepler doğrultusunda, yiyecek, içecek, yanık kremi, dudak nemlendirici, sargı bezi, eşofman ve iç çamaşırı toplayarak kriz merkezine ulaştırdılar. O kadar çok destek geldi ki, tüm merkezler dolup taşınca Kaymakamlık ve Kriz merkezi gazetemiz aracılığıyla duyurular yaparak yardım istemediklerini duyurmak zorunda kaldılar.

Domaniç Orman İşletme Şef ve Çalışanlarına Teşekkür

Domaniç Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı şeflerimiz 4 gün boyunca bir dakika bile uyumadan yangınla mücadele ettiler. Orman İşletme çalışanları 7 gün boyunca akıllara zarar bir performansla çalıştılar.

Gazetemiz

Gazetemiz yangının ilk başladığı dakikadan itibaren kısıtlı imkanlarına rağmen, yangın yerinden internet bağlantısı sağladıkça halkımızı bilgilendirdi. Araziden gelen talepleri, ilgili mercilere iletti. Canlı yayınlarla yerel halkımızı durumu gösterdi. A.A, İHA, ve DHA ya çok hızlı bir haber akışı sağladı.
(ULUSAL MEDYAMIZ GÖSTERMESE DE)

4 gün boyunca 3 kişilik ekibimiz, bir motor ve iki aracımızla 700 kilometre yol yaptık. Günlük bir iki saat uykuyla gece gündüz hem kurumlar arası iletişim hem arazi ile kriz merkezi arasında mekik dokuduk. Bir yandan da asıl mesleğimiz haberciliği icra etmeye çalıştık.

Sosyal Medya Fenomenleri…

Faydası olduğu kadar zararı da olan sosyal medya fenomenleri hem basının hem çalışanların uğraştığı başka bir alan oldu.

Kimi sık sık dağda ölenler var, yaralananlar var gibi haber kıvamında bilgi geçerek başımız belaya sokarken, kimi de işi siyasete dökerek “ Nerede bu devlet, buralara villa, otel yapacaklarmış, neden müdahale edilmiyor “ gibi saldırılar da bulundular.

Gurur verici dayanışma oldu

Sosyal medyadan moral bozan klavye kahramanları olduysa da daha fazla destek geldi.
Elbette eleştirilecek yanlarımız eksiklerimiz oldu. Mutlaka birilerinin eksik ve yanlışları , organize bozuklukları oldu.
Ancak, kimse art niyetle yanlış yapmadı. Kimse vurdum duymazlık yapmadı.
Başta Domaniç, halkıyla, esnafıyla, gurbetçisiyle, belediyesiyle, kaymakamlığıyla, orman işletme personeli ile sivil toplum örgütleri ile yaşlı nineleri, gencecik delikanlıları ile, yerel medyası ile olağan üstü bir caba harcadı.
Belki ileride yazma imkanımız olur. Öyle duygusal şeyler oldu ki dakikalarca göz yaşlarımıza hakim olamadık.

(Kısa bir anekdot
Arazide topladığımız bilgi ve görüntüleri hem Domaniç halkına hem çalıştığımız ajanslara aktarmak için ilçeye inecektim. Kulede görev yapan koordinatörler ve çalışanlar, Araziden gelen istekleri yazmamı istediler. Sigara, yanık kremi, ağrı kesici gibi. Gazetemizin facebook hesabından paylaşıp dağdan indim. Gazeteye gelir gelmez arkamdan koşan bir tamirci çırağı, “ Abi sigara yazmışsın alıp geldim götürür müsün” dedi. Yine umulmadık birileri de diğer ihtiyaçları temin etmiş. Baktım ağrı kesici ve yara bandı yok. Eczaneye gittim ve aldım. Eczane de hummalı bir çalışma vardı. Araziye tıbbi malzeme göndermek için çalışıyorlarmış. Bir başka kahveci ayran paketleri bir diğeri pide yaptırmış..!
Bu Domaniç Sevilmez mi ? )

Yangını Kim Çıkardı !?

HABER ANALİZ

Elbette bu yangının çıkmasında sorumluluğu olan birileri var ve ortaya çıkarılacak. Elbette bu yangından birilerinin hatası var ve elbette bunun bedelini ödeyecekler.

Peki biz de suçlu olabilir miyiz !?

– Dürüst olalım. Biz ormanda sigara içip söndürmeden atar mıyız ?
– Biz ormanın derinliklerinde çay veya mangal için ateş yakar mıyız !?
– Biz ormanda mangal yaptıktan sonra çöpümüzü ormanda bırakır mıyız !?
– Biz ormanda içki içip şişeleri kırar mıyız !?
– Peki biz bunları yapmıyorsak yapmadıysak bile yapanlara engel olur muyuz !?
– Biz ormanda gördüğümüz kırık şişe parçalarının, içinde su olan pet şişelerin yangın çıkardığını biliyor muyuz, bu bilinçle onları oradan kaldırıyor muyuz !?
– Biz liyakati önemsiyor muyuz !?
– Bir yere bir elaman alınacaksa, liyakat mı arıyoruz mülakat mı.
– Ülkemiz de maalesef her koltuğa oturtulan mülakat sistemiyle oturuluyor. Üstelik her parti döneminde bu böyle.
– Muhalefette olmadığımız dönemler de de mülakat sistemine karşı çıkıp liyakat arıyor muyuz !?
Yoksa işimize geldiğinde susuyor muyuz !?

Ne diyor vicdanlarımız !?
Ormana çöp attığımız aklımıza gelince utanıyor vicdan, çöp atanlara sessiz kaldığı için utanıyor vicdan, mülakatla koltuğa oturtulan yakınımız için rahat değil vicdan.
Son olarak Çukurca da çıkan yangın…

Eğer bunu bir kişi çıkarmışsa ve siz onu tanıyorsanız ne yapacaksınız ?
….

Yangından çıkarılan dersler

Biz Domaniçliler haklı olarak en çok dağlarımız ile övünürüz.
Dağlarımız Lokman hekim dağları gibidir. Her çeşit bitki bulunduğu gibi bir de dünyanın hiçbir yerinde olmaya bitkileri vardır.
Dağlarımız antideprasan gibidir. İçinde dolaşırken ne sinir kalır ne stres,
Dağlarımız da dünyada eşi benzeri olmayan bir kardeşlik vardır. Çam, kayın, köknar ağaçları sadece bizim ormanlarımızda kardeşçe yaşarlar.
Dağlarımızın ürettiği oksijen Dünya da bir biz de var bir de Avusturalya da…

Belki de en önemlisi, bizim dağlarımız Ata yadigarıdır. Osmanlı mirasıdır.

Yanan yandı.
Yapılması gereken, bu güne kadar yapılmayandır.
Devlet ve siyasiler gölet işini hızlandırmalı.

Göletler olana kadar Domaniç Orman İşletme Müdürlüğü yangın söndürme havuzlarının sayısını artırmalı.
Ormanlarımıza bir an önce arazi yolları açmalı.
Çukurca göledi bitmiş olsaydı. Helikopterler bir havuzun başında kuyrukta beklemezdi.
Tavşanlı yolu bitmiş olsaydı kepçeler gelmekte bu kadar geç kalmazdı.
Bundan sonra yangın çıkma ihtimali var mı var.
Hemen yarından itibaren gölet, havuz, arazi yolu çalışmaları başlatılmalı.

Hemen yarından itibaren ormana çöp atanlar cezalandırılmalı.
Elbette işi yapacak olan devlet, yaptıracak olan siyaset, denetleyecek ve baskı kuracak olan da halktır.
Tüm Domaniç’e öncelikle geçmiş olsun. Çalışanlardan da Allah Razı olsun !