BU HABER ÇOK MANİDAR

Bir insanda hayalindeki şehirle ilgili bir çok düşünce olabilir. Her Domaniç’linin sahiplenme duygusu, yani aidiyeti olmalıdır. Çünkü Domaniç doğduğu veya doyduğu yerdir. Dolayısıyla bu durum yani Domaniç’te doğması veya doyması ona bir sorumluluk yüklediğini düşünenler icin: Bu sorumluluk: Sorunsuz, katlanılabilir zahmetleri ile Domaniç’i yaşamaktır. Sürekli şikayet edilen eleştirilen değil, yaşanabilir bir Domaniç olmalıdır. Yaşadığımız bu şehrin tüm sorunları ve eksiklerinin giderildiği, yaşadığımız bu yerden tat alan insanlar olmak hepimizin ortak noktasıdır.

Domaniç ortak noktasında buluşup hedeflerini ve düşüncelerini hayata geçirmek için,hayatlarına sivil Toplum Kuruluşlarını veya siyaseti katan ve bu alanlarda devam etmek isteyenlerin daha fazla çaba göstermesi gerekir. Daha fazla sosyal hayatından,istirahatinden,maddi imkanından ve ailesinden taviz vermesi gerekmektedir. Her türlü eleştiriye de açık olmalıdır.

Geçenlerde bir gazete elime geçti ve gazetedeki okuduğum haber çok manidardı. Haberin başlığını sizinle paylaşıyorum “Biz toparlayıcı bir İlçe Başkanı istiyoruz”. Aynen başlık bu şekildeydi. Domaniç Muhtarlar Birliği Başkanının,Muhtarlar adına verdiği demeç,haber değeri kazanmış ve gazetede yayınlanmış. Haberde köylerimizin sorunlarını dile getirilmiş. Haberin devamında ise, Muhtarım,İl Genel Meclisi Üyesi ve Ak Parti İlçe Başkanı, Muhtarlara sahip çıkmadığını, ellerinden tutmadığını,bunun sonucunda da Halkla iç içe olamadıklarını anlatmış. Kısacası,cesur ve bir o kadarda taktire şayan bir açıklama olmuş. Başkanım bu haber karşısında kendi muhasebesini yapacaktır tabiki de. Eksisiyle artısıyla eleştirileri inceleyip kendine bir yol haritası çizecektir muhakkak. Bunu yaparken de kindarlıktan uzak duracağına da eminim.

Unutulmamalıdır ki; Eleştiri, sağlam siyasetçilerin sigortasıdır… Siyasetçinin gücünü anlamak isteyen, eleştiri karşısındaki tavrına bakmalıdır. Siyasetçi, eleştiriye ne kadar tahammül ediyorsa o kadar güçlü ve kendinden emin, ne kadar sinirleniyorsa, o kadar zayıftır. Tabii “eleştiri” ile “hakaret”i, ayırmakta gerekmektedir…

Bizim Anadolu da bir gelenek vardır. “Amcaoğlu bir kabahat işlediğinde suçlu olsa dahi onu ancak ben dövebilirim. Başkasına dövdürtmem” diye. Keşke “Bir fikrin değil bir kültürün gazetesi” olan kendi yerel gazetemiz “Domaniç Gazetesi’nde yayınlansaydı bu haber. Biz Domaniçliler olarak oturup istişare etseydik ve çözüm yolu arasaydık. Ve daha güzel haberler yapılıp Domaniç’e kazandırdıklarımız anlatılsaydı,ulusal basında ve diğer gazetelerde. Keşke kol kırılıp yine, Domaniç’te kalsaydı.

Velhasılkelam,benim yazılarımı takip edenler bilirler ki, biz Domaniç’lilerin en büyük eksikligi iletişim kuramamamızdan, kaynaklanan kol kırılır yen içinde kalır diyemeyip Domaniçlilik bilincinden uzak kalmamız ve Domaniç ortak paydasında buluşamamızdır.

Yazımı Şeyh Edebali’nin Osman Gaziye nasihatıyla bitirmek istiyorum.

…..“Ey Oğul!

Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana… Güceniklik bize; gönül almak sana.. Suçlamak bize; katlanmak sana.. Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana.. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana.. Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana… Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana.. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana…