TAM DOMANİÇ İÇİN ÜMİTLENMİŞKEN

Tam 10 yıldan beri aynı şeyleri yazıp çiziyoruz. Domaniç’in kurtuluşu Tarihi, Doğası ve Tarımıdır diye.
Bu hafta sonu Domaniç dağları, Sarıkız, Karaköy altı, Güney deresi insanlarla dolup taştı. İnşaat halindeki Mızık Çamı, Hayme Ana gelen yüzlerce misafiri ağırlıyor.
Tek farkla…
Eskiden gelenlere en fazla biz çay kahve söyler, gidenlerin ardından çöplerini temizlerdik. Bu sefer gördük ki, Sarıkız’da dağlarda mesire alanlarımızda tarihi mekânlarımızda ufak tefekte olsa halkımız kendi ürünlerini, kendi ürettiklerini satmaya başlamış.
İşte bizim doğduğumuz topraklarda doymamızı sağlayacak bu kadar basit adımlar…
Gerçi Domaniç İnegöl yolundaki mesire alanlarımızı İnegöllülere kaptırmışız ama !
Artvin Şavşatlılar Derneği, yıllardır ‘Bahar Buluşmalarını’ Domaniç yaylalarında yaparlar bizim başka yerlerde eğlence tertipleyen derneklerimize inat…
Domaniç uyanıyor, Domaniçli akıllanıyor. Ekmek aramak elbette kutsaldır. Çalışmak elbette en kutsal ibadettir ama İnegöl’de çalışanlarımızın çoğu askeri ücretli, Domaniç’ e fabrika gelsin diyorlar, gelenleri görüyoruz. Gelenlerin amacı, Domaniç’te istihdam sağlamak değil ucuz iş gücü ve teşvikler, aksini söyleyen var mı? Hangi iş yerinin Domaniç’e ne katkısı var? Arazilerimizin değerini artırtırlar, sularımızı kirletirler, filtresiz bacalarından öyle pis dumanları çıkıyor ki…
Domaniç’te olan bir etkinliğe ne gelirler ne bir katkı sağlarlar. Yıllardır aynı edebiyat; ‘Geldik pişman olduk; işler kötü.’ Özellikle kadınlarımız az mı sömürüldü?
Oysa bakın, Ilıcaksu’da bu gün bir satıcımız 400 adet mısır satmış, az mı?
Çayımızı kahvemizi, balığımızla, pidemizle, çileğimizle, eriğimizle, kuru fasulyemizle, tarihi figürlerimizin minyatürleri ile zenginleştirmeye başlamışız. Kim bilir kaç askeri ücretlinin maaşını bir günün birkaç saatinde kat be kat solladık.
Kızıl saray ayranını da görmek isteriz, Çukurca çömleğini de görmek isteriz. Berçin Gözetleme Kulesini de görmek isteriz.
Dağda Murat ağaların sayısı artmalı, Sefalılar yalnız bırakılmamalı.
Ilıcaksu daha fazla değerlendirilmeli, yanlış yere yapılan mescidimsi cami namaz kılmak için mi gelenleri gürültüden kaçırmak için mi yapıldı bilinmez. Ezan ya camiden okunmalı, ya da sarıkıza özel insana huşu veren bir sesle ezan okuyan bir müezzin ve ses sistemi kurulmalı.
Domaniç İnegöl yolu İnegöllü seyyar satıcılara kaptırılmamalı. Jandarma ve Orman İşletme temizlik ve güvenlik için mutlaka bir şeyler yapmalı…
Evet, sevgili okurlar, bu gün dolaştığımız mesire alanları bizleri Domaniç’in geleceği adına ümitlendirdi.

Ümitlenmiştik, gururluyduk, mutluyduk ki…
Çarşamba köyünden gelen bir ihbar ümidimizi kırdı. Kendini bilmezler, Atatürk siluetine kurşun sıkmışlardı. Hayme Ana’nın türbesini 5 Eylül 1922 de düşman işgalinden kurtaran Osmanlı Paşasının silueti, Osmanlı anasının kabri yakınında silahlı saldırıya uğramıştı.

Allah yar ve yardımcımız olsun! Allah içerdeki ve dışarıdaki düşmanlarımızı bize böyle gösteriyor. Artık duyan gören bilen olmamız lazım. Kendimize gelip kendimiz olmamız lazım. Kuklalıktan kurtulmamız lazım. mu gören görgüsüz da canımıza da.