ASLINDA SİZ ONU TANIYORSUNUZ

Öncelikle yazıma başlamadan önce,Çarşamba köyüne girişteki ‘Bir Millet Ecdadını Andıkça Yücelir’ yazısına ve Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün bulunduğu fotoğrafa maganda veya magandalarca yapılan saldırıyı şiddetle kınıyor ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün savaş kazanmış son Osmanlı subayı olduğunu hatırlatmak istiyorum.Atatürk Türk milletinin ortak değeri,kurucu kahramanı,rahmetle ve minnetle andığımız büyüğümüzdür. Namertler den bunu anlamasını bekleyemeyiz.
Ve yaz geldi. İnsanlar yazın sıcaklığını doyasıya yaşamak için dağlara,dere kenarlarına ve mesire alanlarına hücum etmeye,Yörük ve Türkmenler toylarını kurmaya düğünlerini ve etkinliklerini yapmaya başladılar.Çünkü göç zamanı başladı.Bütün bu yaşanlarla birlikte hep bir yanımız eksik bu yaz…
O bir Domaniç!li. Domaniç’in evladı. O bir yazar,araştırmacı,eğitimci,tarihçi. O bir Kültür ve Turizm Bakanlığı koleksiyon eri. O bir yaşam koçu,iyi bir iletişimci.O bir kültür adamı,sosyal etkinliklerin organizasyonların aktif insanı.O Yörük ve Türkmen hareketinin mimarlarından birisi o bir………..Saymakla bitiremeyeceğim özelliklere sahip bir insandı.O Domaniç ile ilgili ulusal ve yerel gazetelerde yazılar yazdı.O Domaniç’te Diriliş ve kuruluş kelimelerini akıllara yerleştirdi.O yakınındaki ve çevresindeki insanların çocuklarına isim olarak Ertuğrul,Hayme,Gündüz Alp,Batu,Oğuz gibi isimlerin verilmesini sağladı.O Domaniç’i tarih ve kültürel bazda silmek isteyenlere inat Domaniç ve Tarihini tekrar diriltti. Daha kimse Diriliş Ertuğrul dizisine kadar,soyunu sopunu ve Kayı boyunun ne olduğunu bilmezken, o çeyrek asır önce kitaplarına,anıtlara,pankartlara,çeşmelere,bayraklara Domaniç’in dağına taşına Kayının amblemini damgasını vurmuştu bile.
O insanların Yörük ve Türkmen olmaktan utandığı bir dönemde her platformda gururla onurla Yörük ve Türkmenliği dile getirdi.O her daim Vatan,Millet ve Bayrak noktasında buluşarak,Türk olmanın verdiği gurur ve Müslüman olmanın verdiği erdemlikle tam manasıyla bir ALPEREN ‘di…O Domaniç yaylasında otağ kuran Hayme Ananın izinden yürüyen bir alp eren olarak ecdada vefa borcunu ödemeyi bilmiş ve bu gayeyi hayat tarzı olarak benimsemişti,O Türk’ün Kızıl Elması olan Nizam-ı Alemin yiğit bir evladıydı.
Ömrü Domaniç’in dağında bayırında köylerinde saha araştırmalarıyla geçti.Kendi İmkanlarıyla İstanbul Osmanlı arşivlerinde yıllarca Domaniç ve havalisi ile ilgili belge bilgi aradı.Yerli ve yabancı binlerce insanın Domaniç’e turist olarak gelmesini sağladı.Onlara gönüllü rehberlik yaptı.Evden işe işten eve giden klasik bir memur olup al maaşı salla başı felsefesi ile yaşayabilirdi.Kazandıklarını birilerinin lüzumsuz harcama gibi gördükleri faaliyetlere harcamasaydı; Şimdi keyfine bakar lüks bir hayat yaşayabilirdi.Kendinden başkasını düşünmeyen gözleri para pul ve makamdan başka bir şey görmeyenlerden bunu anlamasını bekleyemezsiniz.
Siz aslında onu tanıyorsunuz.Çile çekmek,iftiraya uğramak,yanlış anlaşılmak bazı kişilerin alın yazısıdır ki nitekim de öyle oldu. İsmini yazmıyorum Çünkü o isminin dile getirilmesinden hoşlanmazdı.Onun için önemli olan şahıslar değil,önemli olan yapılan işlerdi.Mütevazi bir insandı.Vitrinde ön planda olmaktan hoşlanmazdı.Onda ben yoktu,biz vardı.Onun için ismini yazmıyorum.Hatta bu yazıyı okuduğu zaman eminim bana çok kızacak.Aslında Domaniç’li olarak siz onu çok iyi tanıyorsu