YAŞASIN CEHENNEM !

“Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki KORUNURSUNUZ. (Bakara 183)
Korunursunuz mu? Kimden, neyden, neden korunacağız ki?

Kuran’da, oruç ile ilgili ayetler; İniş sırasına göre 114 surenin 92. de buluna, 286 ayet ten oluşan Bakara Suresi’nin 183,184,185 ve 187. Ayetlerdir.

Kuran’ın istediği, “Akleden Müslümanlar” için bu ve daha sonra gelen muhtelif birkaç ayette orucun ne olduğu, neden farz kılındığı nasıl tutulacağı anlatılır. Akledenler de anlar…

Peki ya ‘akletmeyenler’… Ki bu kesim Müslümanların yüzde 99,9 dur. Hayatında eline Kuran alıp anlamak için bir kez bile okumamış, sorgulamamış, Kuran’ı anlamak yerine Kuran’ı öğrenmeyi, öğrenmek derken de anlamadıkları dilde Arapça telaffuzu öğrenenler bir de bu işin yarışmasını yaparlar, sevap devşirirler.
Hiç düşünmezler, sormazlar. Arapça kuran okununca bu kadar sevap kazanılıyorsa, Arap coğrafyası neden kan gölüne dönmüş, neden kurak, çorak, insanlar açlık sefalet içinde, krallar zevki sefada, sözde din alimleri de Amerika da, Fransa da, Almanya da.

İçinde oruç meselesine de değinen Bakara suresi son ayeti şöyle biter; Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden başka yük yüklemez. Herkesin kazandığı hayır kendisine, yaptığı kötülüğün zararı yine kendisinedir. Ey Rabbimiz, eğer unuttuk ya da yanıldıysak bizi tutup sorguya çekme! Ey Rabbimiz, bize bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme! Ey Rabbimiz, bize gücümüzün yetmeyeceği yükü de yükleme! Bağışla bizi, mağfiret et bize, rahmet et bize! Sensin bizim Mevlamız, kâfir kavimlere karşı yardım et bize.
Bir arınma ayı olan Ramazan ayının en güzel yanlarından biri de, sofralarımızı paylaşmaktır.
Eşimiz, dostumuz, akrabamız, meslektaşlarımız, yakınımızdaki yoksullarımızla iftarlarda sofralarımızı paylaşırız bu ayda.
İftarlarda oruç tutan tutmayan, inanan inanmayan herkes, aynı sofrada, aynı huşu içerisinde iftarı bekler. Yemekler yenir, sohbetler edilir. Bu paylaşma kaynaşmayı, kaynaşma dayanışmayı, dayanışma kardeşliği, kardeşlik huzuru barışı getirir.
Kuran’dan sevap devşiren huri avcıları, kolaycı Müslümanlar Ramazan ayı boyunca köşelerine çekilir, çalışmaz, konuşmaz, zamanını ya yatarak ya Budistler gibi zikir çekerek geçirirlerken. Ağızlarını açtıklarında ise pek hayırlı laf söylemezler, inançsızları iftarda ne işi var. Oruç tutmayanların iftarda ne işi var. Ramazan da o kahve bu lokanta niye açık diye, “Senin dinin sana benim dinim bana” diyen Kuran’a inat kendileri gibi düşünmeyenlere salya sümük saldırırlar.
Kuran’ın hastaya, yolcuya, güçsüze verdiği oruç tutmama selayetini bunlar asla vermezler. Zaten siz onları görünüşlerinden de anlarsınız, aramızda kalsın pek yüzlerinde nurda yoktur.
Şu Ramazan ayında ne mutlu Dinini Kaynağından Kuran dan öğrenenlere, öğrenmeye başlayanlara.
Kuran’ı; anlaşılmaz ve yetersiz kabul eden, okuma ve ses yarışması ile huri hesabı yapan, ölülere yol gösterici ve cehennem azabından koruyucu olarak görenler için de yaşasın cehennem !!!