SU TAŞIDIĞIN DEĞİRMENDE ÖVÜTÜLECEKSİN

Türk müsünüz Kürt mü ?
Alevi misiniz Suni mi ?
Galatasaraylımısınız Fenerbahçeli mi ?
Evetçi misiniz Hayırcı mı ?
Soruları çoğaltmak mümkün.
Aynı coğrafya da aynı şartlarda doğmuş büyümüş insanlar, zamanla kendilerini gruplara ayırmış, kendilerine yeni adlar takmış, biri diğerini kendinden küçük görmeye dışlamaya başlamış. Kimi, tanrının en büyük ırkı olarak kendini görürken, kimi kendini kutsal ilan etmiş. Güçlü olan kendini toprak ağası ilan edeyim derken birlik beraberliği eşitliği bozulmuş. Zamanla kendi ırkını öldüren tek canlıya dönüşüp gitmişiz. Sonuç kan revan, acılar, açlıklar…
İnsanlar ırklara ve kabilelere bölünmekle kalmamış, bir de dinlere bölünmüş. Dağa, taşa, suya ateşe tapanlar bir yana, bir de tek bir yaratıcıya inananlar olarak kendi aralarında bölünmüşler Yahudisi, Hıristiyanı ve Müslümanı olarak 3 ana gruba ayrılan en büyük dini gruplar, kendi aralarında savaşmaya, kan dökmeye doyamamış, bir de uydurdukları mezheplere bölünmüşler. Tarihin en acı, en kanlı meshep savaşlarını, Hıristiyanlar yaşamış. Son yüz yılda da meshep için kan dökme yarışna biz Müslümanlar da katıldık. Hz. Muhammed yanlıları Hz. Muhammed in damadı Hz. Ali yanlıları… Alevimisiniz Sunni mi. Oysa Hz. Ali İle Hz.Muhammed’in arasında böyle bir tartışma hiç olmadı.
Futbol severlerin ortak zevki Futbol, iki takım arasında oynanan bir oyundur. Aynı zevklere sahip taraftarların bir de tuttuğu takımlar vardır. Büyük çoğunluk, hem futbolu hem takımını severken, fanatikler sadece kendi tuttukları takımı sever diğer takıma da kin ve nefret beslerler. Bunlar da kendi aralarında oyun oynayıp zevk almak yerine, kavga eder, kan döker acı çekerler.
Kan gölüne dönmüş coğrafyamızda, ‘Yurta Sulh Cihanda Sulh’ diyerek büyük abi olma şerefine nail olan bizler de pek rahat durmuyoruz. Türkler ve Kürtler, Aleviler ve Sunniler, Ülkücüler ve Devrimciler derken yeni bir ateş topu daha icat ettik.
Evetçiler ve Hayırcılar..
Her iki tarafta, güçlü bir Türkiye diyor. Birlik beraberlik diyor. Demokrasi diyor. Yani evet de desek hayır da desek bize vaat edilen, demokrasi, birlik beraberlik, her ne kadar her iki tarafın söylemleri ve vaatleri aynı olsa da, bir taraf diğer tarafı, hainlikle, teröristlikle, saflıkla suçluyor.
Taraflar seksen öncesi kadar gergin. İlçemiz de de görmeye başladık. 657’ye tabi memurlar bile araçlarına Evet yapıştırıp ortalıkta tarafını belli ederek dolaşıyorlar. Kanunlar yok sayılıyor, akrabalıklar, dostluklar, kardeşlikler yok sayılıyor. Öyle bir duruma geldik ki, referandumda evet çıkarsa, Hayırcıların işi bitti. Evetçiler, hayırcıları işten çıkaracaklar, dükkanlarından alışveriş yapmayacaklar, Hastalarına bakmayacaklar, memurlar işlerini yapmayacaklar. Sokakta kıstırdıkları yerde dövecekler. .. Hayır çıkarsa da durum aynı olacak. Evetçilerin defteri dürülecek, evlerine gidilmeyecek, görüldükleri yerde yerle bir edilecekler….
Durum o kadar vahim ki, her şey AĞA BABALARIMZIN bir düdüğüne bakıyor.
Be eeyy maşalar ; onun bunun ağzıyla evet e ve ya hayır a inanmış kardeşine niye kin beslersin ? Niye orana burana sloganlar yapıştırırsın, kimin ekmeğine yağ sürdüğünün farkındamısın. Senin gibi düşünmeyene sanal alemde söversin, sokakta söversin. İmakanın olsa döveceksin hatta öldüreceksin. Sonun ise, Irak’a, Suriye’ye, Libya’ya yani bildiğin ortadoğulu komşularına dönecek. Be ey dostum, kardeşim, komşum, akrabam, arkadaşım; sen senin olmayan değirmene su taşıyorsun. Sen, su taşıdğın değirmende övütülüp yok olacaksın…