KURBAN OLAM, YOL VER GEÇEM

Merhum Barış Manço bir şarkısında “Kurban olam yol ver geçem” sözleriyle sanki Domaniç’in aşılamayan dağlarını ve yollarını anlatmış. Yani yol vermeyen Domaniç-İnegöl, Domaniç-Tavşanlı karayolundan bahsediyor sanki. Şarkıda ifade edildiği gibi sevdiklerine ulaşmaya çalışan, sevdiklerini görmek isteyen insanların takılıp kaldıkları, aşamadıkları ve kara haberlerle yıkıldıkları Domaniç karayolundan bahsediyor sanki.

Geçen haftalarda Domaniç’teki yoğun gündemden dolayı Domaniç-Tavşanlı/İnegöl karayolunda meydana gelen trafik kazaları ile ilgili bir değerlendirme yapamamıştım. Gün geçmiyor ki Domaniç-İnegöl/Tavşanlı yolunda bir kaza olmasın. Domaniç Gazetesi’nden de takip ediyorsunuzdur. Her hafta gazetede, bu karayolu üzerinde meydana gelen kazalar haber oluyor. Bir Allah’ın kulu da kalkıp kardeşim ne oluyor demiyor. O kadar, bu kazalar Domaniçlilere kanıksatılmış ki! Sanki olması gereken olağan bir durummuş gibi algılanıyor! Sanki “Geleneksel Domaniç Ölüm Yolu Kazaları” gibi her hafta bir etkinlik!

2017 yılının ortalarına geldik hala Domaniç-İnegöl/Tavşanlı karayolu ile ilgili hiç bir kıpırdanma yok. Eskiden hiç olmazsa seçim öncesi oy kapma adına bir kıpırdanma olurdu! Domaniçli hemşerilerimiz acaba çantada keklik mi görünüyor?

Domaniç dağına yapılacak tünele karşı çıkan güçlü bir lobi var ve halk üzerinde iyi bir algı oluşturuyorlar, hadi bunu geçtim. Dağ yoluna yapılacak üçüncü bir şerit için niye bir gayret göremiyoruz. Hiç olmazsa “cektir, caktır, melidir, malıdır” gibi uçuşan vaatler ile ilgili bir haber görseydik?

Hadi onları da geçtim. Ya Güney Köyü ile Tunçbilek arasındaki karayolu, pardon ölüm yolu, ne oldu?

Domaniç-İnegöl/Tavşanlı ölüm yolunda o kadar çok insanın hayatı kararıyor, o kadar çok yuvalar ocaklar sönüyor ki! O kadar çok maddi hasarlar, maddi kayıplar oluyor ki! Bir çok insan Domaniç’in ölüm yollarında ruhunu teslim etti, etmeye devam ediyor, etmeye de devam edecek! Medyumlar gibi önümüzdeki küreye bakıp bunları söylemiyoruz herhalde!
Değişmeyen Domaniç’in kaderinden bahsediyoruz. Mehmet Akif Ersoy gibi haykırmak istiyorum: Ya Rab yok mu bu uğursuz gecenin sabahı, Mahşerde mi erecek Domaniçlilerin yoksa felahı (kurtuluşu)?”

Domaniç’e musallat olan trafik canavarını ne zaman kovacağız? Bu canavar ile kim, kimler mücadele edecek? Bu yollarda ölenlerin kemikleri hala sızlayacak mı? Ölenlerin yakınlarını kim teselli edecek?

Bu zamana kadar bu ölüm yolunun yapılmasında ihmali olanların,yaşanan faciaların sorumlularının vebali vardır. Ve bu vebal; bu dünyada olmasa bile öbür dünyada elbette yakalarına yapışacaktır. Bu vebal onları asla rahat bırakmayacaktır. Asr suresinde Cenab-ı Allah’ın “ İnnel insane le fi husr ( İnsan mutlaka ziyandadır. )” diye tarif ettiği insanlar zümresi olarak haşrolacaklardır. Çünkü onlar “ve amilus salihati ( salih amel işleyenler /iyi hayırlı işler yapanlar)” zümresine girmemiş insanlardır. Ne hazin bir son…