DOMANİÇ’E BAHAR GELDİ

Sait Faik Abasıyanık bir öyküsünde “Hişt, Hişt” diyor. Bende diyorum ki, ey ahali bahar geldi; farkında mısınız? Bahar size de “hişt, hişt” diyor.
Duyuyor musunuz?

Domaniç’e bahar geldi.

Ağaçlar filiz vermeye çiçekler açmaya, kuş sesleri duyulmaya, güneş yüzümüzü güldürüp içimizi ısıtmaya başladı. Mevsimlerin en heyecanlısı, dirilişin mucizesi ilkbahar geldi. İçimizde kıpırtılar artmaya, küçükten cıvıltılar duyulmaya başladı. Bütün canlılar daha istekli daha heyecanlı. Tabiat rengarenk. Toprak kıyamda. Umutlar yeşeriyor, hayat biraz daha toz pembe oluyor. Farkında mısınız?

Aklı karışık insanoğlunun gündemi ne olursa olsun, toprağın kendi gündemi vardır ve hiç şaşmaz. Topraktan gelmiş ve toprağa gidecek olan insan, güneş ile toprağın kışkırtıcı çağrısına ilgisiz kalamaz. İnsanlar ağaçları çiçekleri kuşları görünce mutlu olur. Çünkü bunlar bizim yaratılışımızın fıtratımızın bir parçasıdır. Beraber var olduğumuz, biri olmazsa diğerinin olmayacağı bir denge üzerine kurulmuş hayatın bir ferdiyiz. Çıkarıp atamayız içimizden toprağı, ağacı, çiçeği, böceği, kuşları… İnsan yaşadığı yerde fıtratından koptuğu ölçüde rahatsız, huzursuz, hasta bir ruh olur. Her yer beton, her yer makine… Yüksek beton binalar ve bu binaların arasında makineler içinde oraya akıp duruyoruz. Bunu yaparken de sürekli tüketiyor ve kirletiyoruz dünyayı… Aslında nereye gidiyoruz? Bu acelemiz niye? Sonunda hepimizin varacağı yer aynı ve bu dünya gemisi hepimizi, ölüsüyle dirisiyle götürüyor gideceğimiz yere. Her şey bizim olsa ne yazar? Nasılsa bırakıp gideceğiz ve biz gittiğimizde geride bıraktıklarımız kim tarafından nasıl, hangi amaçlarla kullanılacağını da asla bilemeyeceğiz.

Ey ahali! Bahar geldi, bahar…Yenilenmenin değişimin tam zamanı… Kendimize de zaman ayırmalıyız. Unuttuğumuz güzellikleri, duyguları yaşamalıyız. Domaniç’in tatlı baharını kaçırmamalıyız. Vakit geç değil. Domaniç’in bahar güzelliklerini kaçırmamalıyız.

Bahar dışarıya çağırıyor bizi. Belki son şansımızdır kim bilir? Başka bir bahar görmeme ihtimalimiz de var. Öyleyse daha ne bekliyoruz. Ruhumuzun ve yüreğimizin kapılarını sonuna kadar açalım. Bırakalım bahar içeri girsin. Acele edelim, bahar çabuk geçer, beklemeye tahammülü yoktur. Gözlerimizde, kulaklarımızda, yüreğimizde yaşayalım doyasıya baharı…

Farkında olmalı insan…

Baharın, kendisinin, hayatın, olayların, gidişatın farkında olmalı…

Ömür dediğin üç gündür.

Dün geldi geçti, yarın meçhul.

O halde ömür dediğin bir gündür, o da bugündür…