Leylekleri Domaniç’e beklerken

Domaniç ile leylekler arasında ilginç bir bağ vardır. Domaniç ile leyleklerin ortak noktası: Göç. Yerleşik hayata geçinceye kadar Domaniç halkı yani Osmanlı Devleti’nin çekirdeğini oluşturan atalarımız Kayıhanlılar Domaniç’ten Söğüt’e Söğüt’ten Domaniç’e mevsimlik göç etmiştir. Leyleklerde 10 binlerce kilometre yol alarak kışı güneyde özellikle de Afrika taraflarında geçirir, baharla birlikte sıcaklıkların artmaya başladığı ülkemize gelmeye başlarlar. Ülkemizdeki yuvalarına geri dönerler. O yüzden leylekler baharın habercisidirler. Ayrıca güneyden gelirken Mekke’yi ve Medine’yi de görürler. O yüzden manevi dünyamızda hacı ile özdeşleştiririz. Domaniç halkının “Hacca giderken camileri ziyaret eder, oradan dönerken de Kabe’yi tavaf eder” sözleriyle “hacı” lakabını layık gördüğü tek hayvan leylektir. Yine Domaniç halkının arasında misafir olarak bir yerden bir yere göç etme seyahat etme ihtimali olarak gördüğü inanç dünyasında “leyleği havada görmek” sözü de bulunmaktadır. Domaniç’in Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarında tarihi olarak mevsimlik göç unsuru vardır ve nüfus kaybı yoktur ama günümüzde sosyolojik olarak Domaniç’te bir göç sorunu vardır. Geçtiğimiz haftalarda Domaniç Gazetesi’nin haberlerinde yer aldı, geçen yıl yüzlerce insan Domaniç i terk etmiş. Daha önceki yıllarda daha çok göçler yaşanmıştı. Domaniç’in çoğu çoktan göç etmişti zaten. Domaniç’te kalanlar da dayanmaya çalışıyorlar ama yine de dayanamayan yüzlerce insan var ve Domaniç’i terk ediyor. Ve maalesef bir daha da kolay kolay Domaniç e geri dönmüyor. İlk giden nesil geri dönmek istese de orada doğan büyüyen yeni nesil Domaniçliler dönmek istemiyor. Domaniç ile arasında bir bağ görmüyor. Domaniç ile leylekler arasındaki fark budur. Yani leylekler doymak için gider, sonra tekrar yuvasına döner. Mevsimliktir yani. Bu arada ilginç bir bilgi paylaşacağım. Federal Alman Risk Değerlendirme Enstitüsü’nün yayınladığı rapora göre leylek sayısının azalmasıyla doğum oranları da düşüyormuş. Şimdiki çocuklar leylek teorisine inanırlar mı bilemem, espri bir yana, ilginç bir rapor. Dikkatinizi çekti mi, Domaniç’e acaba eskisi gibi çok leylek gelmiyor mu? Domaniç’te doğum oranı bundan dolayı mı düşük acaba? Tabiki bu sorular sadece şakadan ibaret. İşi gücü para kazanmak olan, kabaran faturalarla halkın canını okuyan elektrik şirketlerinin propagandaları leyleklere yönelik algıları değiştirdi. Doğa ve ekolojik dengeleri değiştiriyor. Elektrik Dağıtım Şirketleri, Domaniç’te elektrik tellerine zarar veren leyleklerin haberini ulusal gündeme taşıyarak leyleklere karşı bir savaş açmıştı. Leyleklerin bu denli hedef gösterilmesi Domaniç’e yapılmış en büyük zararlardan birisidir. Dolayısıyla Domaniç’in doğasına ekolojik yapısına yönelik tehdittir. Leylekler Domaniç’teki fazla nüfus popülasyonu olan böcekleri, çekirgeleri, fareleri vs yiyerek Domaniç’teki ekolojik dengeyi sağlıyorlar. Eğer denge bozulursa çekirge, fare, böcek istilalarının zararlarının önüne geçilemez. Dedelerimiz ninelerimiz anlatmıştı, bir dönem Domaniç’i çekirgeler istila etmiş ve Domaniç insanı o yıl ürün alamamış, ekonomik kriz yaşanmış. Halbuki Türkiye’nin ve dünyanın bazı yerleşim yerlerinde leyleklerin üzerinden para kazanılıyor. Leylekler o yörelerin simgesi haline getiriliyor, “Leylekler vadisi” sloganlarıyla huzur mekanları oluşturuluyor, o yerlerde turizm patlaması yaşanıyor.

“Fotoğraf makinanızla sizleri Leylekler Vadisine bekliyoruz” sloganıyla insanları o yerlere çekiyorlar. Kuş gözlemleri, doğa yürüyüşleriyle, doğal ürünlerin satışıyla yerli yabancı turistlerin ilgisini çekiyorlar. Doğal hayatın korunması ve gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakılması adına etkinlikler festivaller gerçekleştiriliyor. Eko turizm için projeler yapılıyor. Leyleklerin korunması, tanıtılması hedefleniyor ve o yöreye turist çekiliyor. Bu projeleri hayata geçirmek için eylem planları yapılıyor. Domaniç’in leylekleri için ne yapılıyor diye sorarsanız; Domaniç’in gündeminde ne böyle bir soru var ne de bu soruya verilecek bir cevap.