Domaniç’in kayı bayrağı

Domaniç’te faaliyet gösteren yerel tarih araştırmacıları yazdıkları kitap, dergi ve bültenlerde, şahsımın da başkanlığını yaptığı sivil toplum kuruluşlarında görev yapmış emektar büyüklerimiz çeyrek asır önce Domaniç’in çeşmelerine, dağlarına, taşlarına, anıtlarına Kayı damgasını vurmuşlardı.O zamanlar Kayı damgasından habersiz olan, sivil toplum kuruluşlarının afişlerindeki Kayı kelimesinin ne anlama geldiğini bilmeyen vatandaşların ilginç tepkileriyle karşılaşmışlardı ve “icat çıkarmak” deyimine muhatap olmuşlardı. Çünkü Osmanlı Devleti’nin en önemli mekanı Domaniç ihmal edilmişti. Domaniç insanı tarihinden kökenlerinden kültüründen koparılmıştı. Haliyle “Kayı Damgası ve Bayrağı” gibi Osmanlı Devleti’nin Domaniç’te kurulduğu yıllarda kullandığı Kayı Bayrağı da unutulmuştu, daha doğrusu unutturulmuştu.Tâ ki; çeyrek asır önce Domaniç’in yerel tarihçileri araştırmacıları büyüklerimizin, imkansızlıklara ve engellemelere rağmen yazdıkları kitaplarda dergilerde bültenlerde bu konuyu gündeme getirmelerine kadar. Özellikle de 2005 yılında araştırmalarından oluşan Kayı bayrağından oluşan “Hayme Ana” kitabının, 2005 yılında Söğüt Ertuğrul Gazi Anma Törenlerinde Domaniç Yörük çadırını ziyaret eden Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan‘a takdim edilmesi bir milat olmuştur. O tarihte kıvılcım çakılmıştır. Bu olay haber olarak, ulusal medyada yer almıştır. Kitap takdim edilirken çekilmiş video ve fotoğraflar vardır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a takdim edilen Domaniçli tarihçilerin araştırmacıların yazdığı bu kitap bir yıl sonra yani 2006 yılında semerelerini vermiş, onların kaleme aldığı “Hayme Ana’nın Öğüdü” ilk önce AK Parti’nin resmi sitesinde daha sonrada yine AK Partinin yayın bülteni “Türkiye Günlüğü’ ağustos 2006 sayısında yer almıştır. Domaniç tarihi ve kültürü ile ilgili bir çok yazılı eseri Domaniç halkına kazandıran büyüklerimiz Domaniç’i Kayı’yı Hayme Ana’yı tanıtma adına büyük bir başarıya imza atmışlardır. Bu hizmetleri 2006 tarihinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın “725.Hayme Ana’yı Anma ve Domaniç Şenliği”ne gelmesini sağlamış bu zamana kadar yapılan törenlerde ilk defa en üst düzeyde katılım gerçekleşmiştir. Bu tarihten sonra Domaniç’e devletin ve milletin ilgisi artmıştır. Başta reyting rekorları kıran “Diriliş” dizisi olmak üzere, “Kayı Damgası” da dalga dalga yayılmıştır. Sadece bayrak olarak değil bütün kullanılan eşyalarda bir figür olarak moda haline gelmiştir. Dolayısıyla çeyrek asır önce Domaniç’te bazı kişilerin engellemelerine rağmen başlatılan mücadele başarıya ulaşmıştır. Şu an yine Domaniç’in bazı tarihi kültürel noktalarında şahsımın da içinde yer aldığı sivil toplum kuruluşları olarak mücadele edilmektedir. Yine engellemelere maruz kalınmaktadır ama yine tarih tekerrür edecek ve mücadeler elbet bir gün semeresini verecektir. Kayı Bayrağı/Damgası hakkında bilgi verecek olursak: Kayı Boyu’nun damgası/amblemi iki ok ve bir yaydan oluşur. Yay; gerilerek birbirine iyice yaklaşmış, kabzanın sağında ve solunda oluşan iki kavis şeklindedir. Ayrıca yayda atılmaya hazır ok bulunmaktadır. Bayraksancaklarda zemin olarak gökmavisi rengi kullanılmaktadır. (Göktürkler, Büyük Selçuklular, Hazarlar, Doğu Türkistan, Türkistan Milli Devleti, Karamanoğulları, Akkoyunlar, Kazak Hanlığı, İdil-Urallar, Altaylar, Balkarlar,Başkurtlar, Karaçaylar, Kalpaklar, Taymirler, Tuvalar, Yakutlar, Gagavuzlar, Irak Türkmenleri, Azerbaycan, Kazakistan gibi tarihi ve çağdaş Türk devletleri bayraklarında mavi ve tonlarını kullanmışlardır.)
Türk inanışında “yay-ok” nizamlı dünyanın yapısını çizer. Bu sembolik işaret Türklerin dünya hakimiyeti düşüncesinin , kültürün bütün katmanlarında güçlü şekilde ortaya çıkmıştır. Oğuz Han destanında belirtildiği gibi; yayın gündoğumunda, okun ise günbatımında bulunması bütün dünyanın yani dünyanın dört tarafının bir bayrak altında birleştirmesini sembolize eder. Türk yönetim sistemi “oklu sistem” olarak adlandırılmıştır. “Yay-ok” mücadeleciliği ve fethi simgeler. Hakimiyet sembolüdür. Türk şuurunda gökkubbe yay’a, yer ise ok’a benzetilmektedir. Gök ile yerin hakimiyetinin Türkler’de olduğunu yani “cihan mefkuresi” fikrini ifade eder. Kayı damgalarının günümüze kadar ulaşan örnekleri vardır. Padişah II. Murat dönemine ait sikkelerde, Osmanlı askerlerinin silahlarında, saray ahırlarındaki hayvanların damgalanmasında kullanılan aletlerde, mezar taşlarında, kaya resimlerinde, bazı yapılarda, yörük kilim ve halılarında vs görmek mümkündür. Ayrıca Divan-ı Lügati’t-Türk XI.yy, Cami’üt-Tevarih XIV. yy, Selçukname XV.yy ve Hünername XVI.yy gibi eserlerin “Oğuz Türkleri’nin Boyları ve Damgaları” bölümlerinde, Kayı damgasıyla ilgili bilgiler de yer almaktadır.