Domaniç’te esnaf olmak

Ülkemiz, tarihinde görülmemiş büyüklükte bir ekonomik kriz yaşama tehlikesi ile karşı karşıya. Kimi daha sert kimi yumuşak hem muhalefet hem iktidar bir krizin varlığını işaret ediyor. Yeni yılla birlikte üst üste gelen fiyat artışları, dolardaki sert dalgalanma, uzun süredir çözümlenemeyen ve artık yapısal bir soruna dönüşen işsizlik ve işsizliği çözecek yeterli büyümenin bir türlü sağlanamaması bir süredir ekonomik krizin ayak sesleri. Ekonomik göstergeler bozuk. Ülkemizde yatırımlar durdu, kimse önünü göremiyor. Üretim durdu, ithal girdiye bağımlı hale geldik. Uluslar arası ekonomi kuruluşları ülkemizin notunu düşürüyor, haliyle ülkemizin risk pirimi hızla yükseliyor ve yatırımcı ülkemizden kaçıyor. Kurun artması kamu ve özel sektörün geri ödemesi gereken dış borcu ek bir yükle artmaya devam ediyor. Yaşanan kriz ve dolardaki artış benzin ve mazot fiyatlarını rekora koşturuyor. Ardından petrole dayalı her şeye zam geliyor. Bir de Türk lirasındaki değer kaybını da buna eklerseniz önümüzdeki ayların zor geçeceğini gösteriyor. İktidar elinde tuttuğu olağanüstü medya gücü ile ekonomik krizin sorumluluğunu üzerine almasa da, “dış güçler mihraklar, kumpas” gibi sorumluluğu başkalarının üzerine atsa da, inandırılan vatandaşlar olsa da ortada bir ekonomik kriz var ve ülkeyi çok olumsuz etkiliyor. Sadece Domaniç’te değil Türkiye genelinde de esnaflık ve küçük girişimcilik kötü durumda. Domaniç’te muhabbet ettiğim esnaf bu kötü gidişatı dillendiriyor. Daha önceki yıllarda kapanan kurumlarla birlikte, Domaniç’ten göçün hala devam etmesi bu kötü gidişi tetiklemeye devam ediyor. Bir de Domaniçli hemşerilerimizin parası olduğu zaman ulusal alışveriş yerlerinden, parası olmadığı zaman veresiye defterli esnaftan alış veriş yapması işin tuzu biberi oluyor. Domaniç’in yapı taşı esnafın durumu iç açıcı değil. Zor günler geçiriyor. Domaniç’teki esnaf ve küçük işletmeler kira, elektrik ve su faturaları, vergiler ve istihdam maliyetlerinin yüksekliği altında eziliyor. Bankalara olan ödemekte zorlandıkları kredi borçları ile ayakta kalmaya çalışıyorlar. Bağkur primlerinin makul seviyede olmaması zor günler geçirmesine neden oluyor.
Bu ekonomik krizde iktidar sahipleri yeni Türkiye sloganları ile dünyayı inletirken, Yeni Türkiye’nin en fazla yükünü çeken esnafın maalesef dayanacak gücü kalmadı. Tüm veriler ortada.Varlığını sürdüren esnaf can çekişiyor. Bir çok esnaf kepenk indiriyor. Her beş esnaftan dördü borcunu ödeyemiyor. Prim affı çıktı ama esnaf ilgi göstermedi, borçlar yapılandırıldı, affa başvuramadı. Affa başvuranlar da taksitleri ödeyemedi ve yapılandırmalar bozuldu. Bağkur’lu sayısı geriledi. Rezidans, AVM, inşaattan başka iş bilmeyenlerin kutsandığı bir dönemde, her gün gittikçe sayıları artan iktidarın desteklediği büyük ulusal mağazaların korunduğu geliştirildiği bir dönemde, ekonominin geri plana itilmesi sebebiyle piyasalarda yaşanan büyük durgunluk esnafı vurdu. Gelişmiş ülkelerde küçük girişimciyi-esnafı koruyan destekleyen gelişmesini sağlayan rekabeti önlemek bakımından önlemler alınmasıyla ilgili mevzuatlar varken maalesef Türkiye’de böyle bir durum yok. Büyük ulusal alışveriş merkezleri tüketiciye kolay ulaşım gücünü kullanarak üreticiden çok düşük fiyata aldığı ürün parasını geç ödeyerek, kendi markasını kullanarak fason ürettirdiği ürünleri ön plana çıkararak haksız rekabeti uyguluyor. Toptancılardan daha karlı mal alarak düşük fiyatlarla satış yapıyorlar. Bu yerlerin tercih edilmesinin temel nedeni haksız rekabetin doğurduğu fiyat indirimi. Alışveriş merkezlerinin üretici firmaları tarafından miktar indirimli toptan satışları ile de destekleniyor. Ayrıca üretici firmalar tarafından çeşitli promosyonlar sağlanarak ve raf kiraları ödenmek suretiyle bu alışveriş merkezleri daha da uygun şartlarla satış yapabilir imkanına eriştiriliyor ve böylelikle daha cazip satış imkanı sunan yerler olarak özendirici bir imaja sokuluyor. Üretici firmalar tarafından daha yüksek fiyatla ürünlerini alan küçük esnafı ise ürününü satışa sunduğunda müşterisi önünde fiyat artışlarının sorumlusu olarak görülüyor maalesef. Domaniç’teki esnaf başta olmak üzere Türkiye’deki esnafı korumaya yönelik iktidarın önlemler alması gerekiyor. Hükümet rekabet ve perakende yasasını esnaf-küçük işetmecilerin korunmasına yönelik olarak yani onların lehine hazırlamalı. Esnafı-küçük işletmeciyi koruyan düzenlemeler yapılmalı. Haksız rekabetle ilgili tüm yasaları ve uygulamaları ele alarak ülke şatları altında uygulanabilirliğini sağlanmalı.