Domaniç’in dedeleri ve Hoca Ahmet Yesevi

Geçen günlerde daha Beşiktaş’taki terör saldırısının acısı bitmeden, malesef Kayseri’de 13 askerimizin şehit olduğu bir terör saldırısı daha yaşadık.Terörü yapana, terörü destekleyene, terör üzerinden siyaset yapana lanet olsun.Ülkemizin huzurunu kaçırmaya yönelik, bizleri bölmeye çalışan, birlik ve beraberliğimize yapılan saldırıları lanetliyorum.Allah birliğimizi.beraberliğimizi ve dirliğimizi daim eylesin.

UNESCO yani Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü tarafından 38. Genel Kurulu’nda 2016 yılı “Hoca Ahmet Yesevi Yılı” ilan edilmişti. 2016 yılının son günlerinde şöyle bir yıl geriye yönelik bir araştırma yaptım. Doğru dürüst bir etkinlik göremedim. Yani Türklüğün manevi önderi Hoca Ahmet Yesevi Hazretleri maalesef pek hatırlanmadı.

Fikrî kökeni dışarıdan olan siyasal İslamcılığın kol gezdiği bu dönemde Ahmet Yesevi gibi milliyetimizi borçlu olduğumuz büyük bir veli şahsiyet elbette hatırlanmaz hatırlatılmazdı.Tıpkı Yunus Emre, Mevlana, Hacı Bektaş Veli, Korkut Ata, Şeyh Edebalı, Koyun Baba, Somuncu Baba, Geyikli Baba gibi bu toprakların ve Türkistan’ın alim ve fikir adamlarının geleneksel tarikat ve sufizm ekollerinden beslenen İslami oluşumlar hatırlanmadığı gibi.

Malumunuz Domaniç’te ellinin üzerinde yatır var. Bu yatırların yani dedelerin, babaların, anaların % 90’ı Hoca Ahmet Yesevi Hazretlerinin taelebeleri veya talebelerinin talebeleri. Osmanlı’nın kuruluş yıllarında “Alperenler” veya “Horasan Erenleri” dediğimiz bu büyük zatlar. Domaniç’in Türkleşmesini ve İslamlaşmasını sağlamışlar. Kısacası Domaniç’in mayasında Hoca Ahmet Yesevi Hazretleri vardır.

Hoca Ahmet Yesevi, Türklüğümüzün yeniden dirilişini sağlayan, Türkçemizin Türklüğümüzün koruyucusudur. Türk dünyasının manevi aydınlanmasında ve kalkınmasında önemli bir yeri olan din bilgini,mürşid, ermiş, evliya, tarikat kurucusu, şair olan bir mutasavvıftır.
Türkçeyi dünyaya yayma ve yerleştirme mucizesini gerçekleştiren bir simgedir. İlk Türk sufisidir. Türkler, Ahmet Yesevi yolu ile İslamı tanıdı.Türk dünyasında onun etkileri çok derindir.
Ahmed Yesevî, binlerce yıllık Türk töresinin verdiği doğru ölçülerle donanmış bir kişi olarak; İslam’ı doğru anlamış ve dosdoğru anlatmıştır. Türk milliyetinin hamurkârı olan Ahmed Yesevî, Türk aydınlarının Arapça ve Farsça yazdığı ve Türkçe’yi dışladığı aşağıladığı bir dönemde, Arapça ve Farsça bildiği halde ilk defa Türk diliyle hikmetler yazdı, talebelerine İslami bilgileri Türkçe olarak öğretti. Anadolu başta olmak üzere Türk dünyasının her köşesine yetiştirdiği talebelerini göndermiş ve oralarda Türk varlığının kökleşmesinde etkili olmuştur. Ahmet Yesevi’nin yolu dallanıp budaklanmış her bir Türkistan köşesi gibi Domaniç’te bu irfandan nasibini almıştır.

Varsın birileri hatırlamasın, hatırlatmasın.
Bizler, Türkleri birleştiren toplayan Hoca Ahmet Yesevi’yi bugün daha çok araştırmalı, okumalı ve konuşmalıyız. Kendi imkanlarımızla konferanslar sempozyumlar etkinlikler vs yapmalıyız. Bu çalışmalar bugün ve yarınki Türk toplumunun kimliği üzerinde birleştirici tesirler yapacaktır.
Çünkü Hoca Ahmet Yesevi yolu bizi bize, bizi birbirimize, bizi çağa ve bizi insanlığa ulaştıracak yoldur.

Bir anekdot ile sözlerime son veriyorum:

Bir gün Hoca Ahmet Yesevî Hazretleri’ne sormuşlar:

– “Müslüman mısın?”
– “Elhamdülillah Türk’üm, Müslüman’ım” demiş.
– “Neden Türklüğü katıyorsun, biz dinini soruyoruz” demişler.
– ”Din seçim, Türklük kaderdir” demiştir.

Vesselam