Domaniç’in doğası tehdit altında mı?

Domaniç doğası, çam ve kayın başta çeşitli ağaçlardan oluşan ormanları daha doğrusu orman denizi, yaylaları, bitki ve yaban hayvan türleriyle, pınarlarıyla ilgi odağı olmaya devam ediyor. Ülkemizin ve dünyanın uzman ekolog, biyologlar, botanikçilerin yaptığı araştırmalara göre çok zengin bir bitki örtüsüne sahip, dünyada sadece Domaniç’te görülen ağaç türlerine sahip bir ilçe Domaniç. Yoğun iş temposundan şehrin stresinden kurtulmak isteyenlerin, doğa severlerin dingin ve huzurlu zaman geçirecekleri en önemli mekanlardan. Çevresi step ekosistemi ile kuşatılmış, büyük ölçüde Karadeniz orman eko sisteminin özelliklerini yansıtan doğal yapıya sahip Domaniç, mevsim geçişlerinde doyumsuz görüntüsü ile insanları büyülüyor. Doğayla kucaklaşmak isteyenlere, doğayla baş başa kalmak isteyenlere, yürüyüş yapmak isteyenlere elverişli parkurlarıyla alternatif bir mekan. Rotası planlanan, düzenlenen zengin bir alt ora ve yaban hayatı potansiyeline sahip. Bu kadar eşsiz doyumsuz doğal güzelliğiyle oksijen deposu olan Domaniç’in doğası tehdit altında maalesef. Son zamanlarda ortalıkta dolaşan dedikodular, sosyal medyada şüphelendiren paylaşımlar, zengin iştahlı Arap muhabbetleri, komşumuz Keles’e yapılan natural park işletmeleri, komşumuz İnegöl Belediyesi’nin DOSTUM projeleri, yani etrafımızın sarılması ve sıranın bize gelmesi, dağlarda altın aramalar vs gibi gelişmeler Domaniç’in doğasının tehlike altında olduğunu gösteriyor. Domaniç’in doğasının korunması noktasında da çok dikkatli olmamız gerekiyor. Bütün doğayı tahrip eden yatırımlara karşı durmamız gerekiyor. Madenlerin işletilmemesi, siyanür faciasına karşı çıkmak için, Domaniç’in dağlarını delik deşik edilmemesi (tünel hariç) ve ormanların yok edilmemesi için ciddi mücadele sergilememiz lazım. Doğamızın, mutlaka korunması ve bizden sonraki nesle aktarılması gerekiyor. Yoksa oradan çıkarılacak olan iki kuruşluk altının, birkaç şirketin kazanacağı paradan Domaniç insanına hiçbir fayda yok. Duyarlı tüm vatandaşları da bu mücadeleye destek olmaya davet ediyorum. Dolayısıyla doğamızın korunması noktasında hangi görüşten olursa olsun mutlaka iş birliği yapmamız gerekiyor. Maddi ve anlamsız çıkarlar için doğanın tahrip edilmesine şiddetle karşı çıkmalıyız. Çünkü, doğa affetmiyor ve bunu bize misliyle iade ediyor. Sonra da felaketlerle karşı karşıya kalıyoruz. Çok güzel bir doğaya sahip Domaniçliler olarak bizlerin mücadele etmesi ve bu doğayı korumamız lazım. Sadece Domaniç’imiz için değil dünya ve insanlık için bunu korumamız şart. Bu arada geçen günlerde bir ağabeyimle muhabbet ederken, konu döndü dolaştı bir zamanlar Domaniç’te bazı siyasi partilerin ilçe başkanlıklarını yapmış emektarlara geldi. Partilerin unuttuğu mazinin derinliklerine atılan kaba olacak ama kullanılıp atılan bu başkanların vefasızlığa uğradığından bahsettik. Farklı siyasi görüşlerden olan bu başkanlar, namuslu dürüst siyaset yapmayı en önemli ibadet saymış, Domaniç insanı bu başkanların partilerine oy vermiş, dolayısıyla bu başkanlara destek vermiş ve bu başkanlar da imkanları ölçüsünde Domaniç’e hizmet etmeye çalışmışlar. Partilerini Domaniç’te temsil etmeye çalışmışlar ama şarkıda söylendiği gibi şimdilerde eski radyolar gibi çatıya atılmışlar ve zamanları geçmiş. Siyasette vefa yok galiba. Vefa, İstanbul’da bir semt değil galiba…