Ah o eski hırsızlar

Yaşlandıkça eskileri yad eder, derin bir ah çekerek; ‘ Ah o eski bayramlar, ah o eski düğünler, eski ramazanlar… V.S.’ deriz ya.

Aslında eski hırsızları da yad etmek lazım.
Eskiden her şeyin bir raconu olduğu gibi, hırsızlığın da bir raconu vardı.
Hırsızlık yapılacaksa, bu racona uyulurdu. Örneğin hırsızlık yapılacak yerde gizlice keşifler yapılır, kimselere özellikle de mal sahibine duyurulmadan bir gece büyük riskler altına girilerek çalınacak her neyse çalınırdı.
Mal sahibi hırsızı tanımadığı için ; ‘Hırsıza kilit vurulmaz’ deyip mağdurluğunu eşi dostuyla utanmadan çekinmeden paylaşabilir, dostları da kendisini teselli eder, hep bir ağızdan hırsıza küfürler ve beddualar okunurken aynı zamanda hırsızlığı kimin yapabileceği de günlerce tartışılır, soyulan kişiye geçmiş olsuna gidilirdi.
Hırsız bir şekilde deşifre olursa, yakalanırsa karakola götürülürken utancından başını öne eğerdi. Hırsız da olsa yine de bir onuru bir haysiyeti vardı bu işin…

Peki ya şimdi..?

Şimdi hırsızlıklar açıktan yapılıyor. Hemde herkese duyura duyura, bağıra bağıra, Devletin resmi uydusuna açılan ucuz yollu bir tv kanalı açıyorsun, hırsız olarak ta ya bir imam, ya bir manken, sesi çok çıkan birini buluyorsun.
Hırsız, 7 gün 24 saat bağırıyor. İmam kılıklı hırsızlar, namaz kıldıran seccade, kabir azabı çektirmeyen kefen, şifalı otlar, çok makbule geçen bu güne kadar saklanmış, gizlenmiş hadislerle belgelendirilen dualar safsatasıyla paralarımızı çalarken, öte ki kanalda bir kel, saç çıkartan otlar, şampuanlarla hırsızlık yapıyor, bir başka kanala geçiyorsunuz, çıplak mankenler, göbek eriten, göğüsleri şişiren kremleri …Büyüten, kaldıran, padişah macunlarını bize anlatıp sonra paralarımızı çalıyor.

Efendim; çivi kesen odun testeresi, kırılmayan, çizilmeyen tavalar, hem konuşup hem de İnternete girebileceğiniz milyarlık cep telefonlarını sakız parasına satanlar. Her yer hırsız kaynıyor.
Bu bizim Türk kanalları, Türk yasaları, Türk ilgililer niye göz yumuyor bunlara derken, Yahudi Kökenli , Amerikan şirketi facebook te aynı işe soyundu. Piyasada milyarlık iş makineleri, saatler, telsizler, internette bedava siz sadece kargo parasını ödüyorsunuz…. İşin en kötüsü ne biliyor musunuz dostlar. Ödediğiniz paranın karşılığında size gelen ya hıyar, ha patlıcan, soyulduğunuza mı yanarsınız, rezil oluşunuza mı. Ne derdinizi paylaşabilirsiniz, ne de şikayet edebilirsiniz. Eskiden hırsızlar başını eğerken şimdi mağdurlar başını eğer oldu. Eh şimdi gelde “Ah O Eski Hırsızlar” deme…