Ey Sonbahar

Her şey bir tomurcukla başlamıştı…

Toprağın bereketi, suyun ziyafeti, güneşin pırıltısıyla coştu tomurcuk. Arıların etrafında döndüğü bir çiçek oluverdi. Kuşların ninnisiyle büyüdü; meyve oldu tomurcuk. Her canlıya tat oldu. Ekmeğine katık oldu. derde deva, hastalara şifa oldu.  Sana bakan gözler güldü, seni tadan diller bülbüle döndü, kimi üstüne yuva kurdu, kimi gölgende oturdu. Zaman Evet zaman ! Zaman büyüttü seni. Ancak seni büyüten zaman hiç durmadı. Seni büyütüp güzelleştiren zaman, zamanla seni harcamaya başladı be tomurcuk…Ne de çabuk geçti bahar. Oysa daha dün gibiydi. Çiçeklerin döküldü. Olgunlaşıp meyve verdiğin de bir başka sevilir olmuştun değil mi ?Bak tomurcuk, meyvelerinde seni terk etti. Sana, kala kala ürettiğin meyvelerin gururu kaldı. Yaprakların sararmaya başladı tomurcuk. Günden güne saçı dökülen, beli bükülen insanlara benzemeye başladın. Ne oldu tomurcuk ? Yazın kızgın güneşimi yaktı seni, yoksa yaşadıkların mı yordu ? Kim küstürdü seni tomurcuk. Sana can veren suyun kesildi önce, sonra sana rengini veren güneş kayboldu bulutların arasında. Terk edildin be tomurcuk. Önce arılar seni terk etti. Çünkü artık bal veremez oldun, sonra kuşlar koptu senden çünkü onları koruyacak yapraklarını kaybettin. Sonra meyvelerin uzaklaştı senden, bir rüzgar var sana fısıldayan, o da sinsice son sararmış yapraklarını koparır senden. Sonbahar geldi tomurcuk…Elveda demenin zamanı yaklaştı tomurcuk. Nereden mi biliyorum. Bilirim tomurcuk bilirim. Bu bahar seni bana beni sana benzetir.Gel ey sonbahar gel, arkadan gelen kıştır biliriz. Biz geldiğimiz yeri de gideceğimiz yeri de biliriz.

Tüm yaşattıkların için sana teşekkür ederiz.

Ha; meyvelerimizi sana bıraktık, tohumlarımızı yeni tomurcuk yap emi ey sonbahar…