Olmasaydın da olurduk (da)

Yıkılmış bir imparatorluğun küllerinden umutla, cesaretle, öngürüyle yeniden bir devlet kuran, yokluğun, yoksulluğun, umutsuzluğun dünyasında bir ışık gibi doğan Türkün son kurtarıcısı, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Kurucusu Ulu Önder Atatürk’ü ölümünün 78. yılında özlemle, hasretle andık.

Cumhuriyet Meydanı, Atatürk Anıtı önünde protokol ve bir avuç Domaniçlinin katılımıyla düzenlenen anma programı iki dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Başkomutan Atatürk’ün komutanlarının protokolden çıkarıldığı törende, Belediye Başkanı ve İlçe Kaymakamı anıta çelenk sundu. Anma programı Belediye Kültür Sarayında öğrencilerin hazırladığı programla devam etti.

Koskoca bir imparatorluğu içimizdeki hainlerle yok edip, bizi; ‘hasta adam’ ilan eden, yedi düvele ve içimizde ki hainlere karşı savunmaya geçen bir avuç vatanseverin başındaki baş komutan olmasaydı da olurduk belki; Ancak, Diyaneti kuran adama dinsiz diyenlerin dini ne olurdu bilemeyiz.

Olmasaydı, bu gün minarelerimizden ezan okunmaz, camilerimizde namaz kılınmazdı.

Olmasaydı, anlamadan okuduğumuz Kutsal kitabımız Kuran , diğer Müslüman ülkelerdeki gibi rafa kaldırılır yerini, şeyhler, tarikatlar, cemaatler alır, Allahuekber diyerek bir birimizi öldürüyor olurduk.

Olmasaydı, dinimiz gibi dilimizde yok olur, bu gün sömürge altındaki diğer devletler gibi ya İngilizce ya Fransızca konuşuyor olurduk.

Kısacası O, olmasaydı da olurduk da ne olurduk nerede olurduk bilemeyiz.

15 Temmuz’da bir örneğini yaşadığımız o vahim gece belki bize uyarıydı. Allah, gönlümüzün paşası Baş Komutan, güzel Ülkemizin Kurucusu başta olmak üzere tüm şehit ve hakkın rahmetine kavuşan gazilerimize rahmet eylesin.