Almanya’da düşündürücü bir tecavüz olayı

(Almanya’da, bizde olduğu 657 kanunu yok. Basına bilgiyi en yetkili ağızlar verir. Bu yüzden Alman basınında yalan, haber, asparagas haber, taraflı haber pek olmaz. Malumunuz bizde yetkili ağızlar, 657 yasasına sığınarak basına bilgi vermezler. Gazeteci de haberi sokaktan, sokak ağzıyla toplar. Hal böyle olunca da neredeyse her haberin doğruluğu tartışılır hale gelir. Gazete kendi muhabirinin ulaşabildiği bilgiler ışığında okuyucusuna haber aktarır. Durum böyle olunca  haber aynı yorumlar ve bilgiler farklı olur. Okuyucu da haklı olarak basını yalancılıkla suçlar)

Bu ön bilginin ardından, Özgecan Aslan olayı ile ilişkilendirerek, Almanya’da Hürriyet Gazetesi Muhabiri iken, başından sonuna kadar takip ettiğim bir  tecavüz olayını sizlerle paylaşmak istedim.

Tarih,30 Mart 2003 ılık bir ilk bahar akşamı. Aachen Basın Savcısı Albert DELLER bir basın bildirisi yayınladı. ( Basın savcılığında gelen haberler, 7/24 neredeyse her saat başı basına aktarılır) *Aachen’in Eschweiler kasabasında 11 yaşındaki Tom ve 9 yaşındaki kız kardeşi Sonja Spreeberg kardeşler kayıptı…

Kömür tozlarından yapma suni dağ ve tepelerden oluşan ormanlık bir yerdir Eschweiler; Çocuklar oynarken ormanda kayıp oldular diye düşünerek haberle pek ilgilenmedim. Ancak ertesi günü çocuklardan hala haber alınamamıştı. Polisin aramaları sonuç vermeyince ayı günün gecesinde asker ve gönüllülerden kurulan bir ordu, askeri ve polis helikopterleri çocukları  aranmaya başladı. Küçücük kasaba, bu sıradan bir kayıp olayı değildi anlaşılan.  Çocukların anne babaları perişan, hastaneye kaldırıldılar. Durum vahim. Günlerce, haftalarca yapılan aramalar sonuç vermedi.

Alman ulusal medyası da habere geniş yer vermeye başlayınca Hürriyet beni de o bölgeye yönlendirdi.

Haftalar sonra tam ümitler kesilmiş ve bu işin uluslararası organ mafyasının işi olabileceği tartışılırken, Belçika ormanlarında köpek gezdiren bir alman Çocukların cesedini buldu….

Otopsi sonuçları ise içler acısı, 9 ve 11 yaşlarındaki bir kız bir erkek iki çocuk defalarca tecavüze ve cinsel işkenceye tabi tutulmuşlar. Ardından da poşetle boğularak öldürülmüşlerdi.

Aylar süren soruşturmanın ardından, İsviçre sınırında yakalanan katil zanlıları Aachen’e getirildiler. Her gün polisi arayıp Tom ve Sonja nın akıbetini soran iki kişiden şüphelenen polis, bu meraklıların peşine düşmüş ve nokta atışı yapmıştı. Tecavüzcü katiller, Eschweiler’de oturan 20 li yaşlardaki  Apartman yöneticisi Markus Wirtz ve aynı yaşlardaki elektrik mühendisi  Markus Lewendel idi.

Zanlılar, altı şeritli 5 km uzunluğunda Adalberkstaeinweg caddesinde bulunan Eyalet Ağır ceza Mahkemesinde, bölgenin en sert yargıcı olarak bilinen  Dr.Gerd Nohl başkanlığındaki jüri tarafıdan yargılanacaklardı.

Yargılama, 30 kadar akredite edilmiş belli deneyimlere ve temiz sicile sahip gazetecinin önünde yapılacaktı. Bu gazetecilerde biri de Hürriyet Gazetesinin Almanya, Belçika ve Hollanda sınırında Eurogio Bölgesinden sorumlu olan bendim.

Alman Nazi Partisi NPD; “Tecavüzcülere idam” sloganıyla ana caddeyi kapatmış, binlerce insanı sokaklara çıkmayı başarmıştı.  Bölgenden gelen özel timler ve çevik kuvvet ekipleri güvenliği sağlamakta zorlanıyorlardı.

Polis eskortuyla park yerine alınan basın mensuplarının araçları aranıyor. Sonra 5 ayrı kapıda üst baş araması yapılarak gazeteciler salona alınıyordu.

Sanıklar, Öcalan’ın  yargılandığı gibi zırhlı kafeste yargılanacaklardı. Baş savcı Albert Balke, iddianameyi okuyup sanıklar için ağırlaştırılmış ömür boyu ceza isteyerek 3 hafta sürecek yargılama başladı.

GÜLEREK İFADE VERDİLER

Sanıklar Markus Wirtz ve Markus Lewendel sırıtarak başladılar olayın nasıl geliştiğini anlatmaya, özel bir tecavüz çantasıyla 3 ay parklarda çocuk aramışlar tecavüz edip işkence yapmak için sonra kendilerine kurban olarak Tom ve Sonja kardeşleri seçmişler. Akşam hava karardığı halde parkta oynamaya devam eden çocukları zorla araçlarına bindirip daha yolda başlamışlar işkence etmeye, keser sapları ile, el, kol ile öyle ağır işkenceler yapmışlar ki, anlatırken bazı bayan muhabir arkadaşlar bayıldı. Sonraki günlerde dayanamayıp isyan edince salonu terk eden ve ya kendi isteğiyle haber takibini bırakan gazeteciler de oldu.

SAPIKLAR NEDEN SAPIK TI

 Suç belli, ceza belli, delil yeterli, sanıklar zaten itiraf etmişler hala mahkeme niye uzuyor diye gazeteler manşet atmaya başlamışlardı ki. Mahkemeden bir açıklama geldi.

Almanya tarihinde işlenmiş en vahşi cinayetin zanlıları, olayları anlatırken bile yaptıklarından memnunlar. Bu olayın arka planında ne var. Zanlılar bu gün bizi bıraksanız yine aynısı yaparız diyorlar ısrarla. Psikologlar ve toplum bilimciler de mahkemede sorgulama yapacaklar denildi.

Hayda.. Zaten ağır mübarek ramazan günü, her gün saat 7 den öğleye kadar mahkemede vahşi bir hikaye dinlerken bir de psikologlar çıktı başımıza diye isyanı bastık. Ancak Hürriyet haberi sonuna kadar takip edeceksin diyordu.

ŞİMDİ DİKKAT !

Yanılmıyorsam 11 psikolog vardı salonda. Sanıklara öyle aptalca sorular sormaya başladılar ki, Gazeteciler tam çileden çıkacakken, O en sert yargıcın karşısında işledikleri cinayeti sırıtarak anlatan zanlılar ağlayarak hikayelerini anlatmaya başladılar:

Apartman yöneticisi Markus Wirtz, karnaval çocuğuydu. (Karnavalda şubatın son haftası Perşembe günüdür ve o gün kadınlar dilediği her şeyi yapabilirler. Alkolünde etkisiyle korumasız girilen cinsel ilişkiden her yıl yüzlerce babası belirsiz çocuk doğar. Halk arasında bunlara karnaval çocuğu denir). Markus Wirtz in annesi normal günlerde de eve erkek alırmış. Bu erkekler Wirtz e de tecavüz ederlermiş. Wirts i sokakta çocukarda rahat bırakmaz ya hem döver hem tecavüz ederlermiş. Markus Wirtz, 55 kilo, 1.60 boylarında cılız biri. Çocukluğunda daha da cılız olduğu için kendini savunamaz; “ Bir gün güçlenirsem bu çocuklardan ve annelerden öç alacam diye büyümüş. Belli bir yaştan sonra Markus’ u devlet anneden alıp çocuk yetiştirme yurduna yerleştirmiş, okutup Apartman yöneticisi yapmış. Markus’ta Belçika sınırındaki küçük köyünden Eschweiler yerleşmiş orada bir apartmanda işe başlamış.

Elektrik mühendisi  Markus Lewendel de cılız bir yapıya sahip, serseri bir anne babanın çocuğu, bunlarda para karşılığı eve erkek alır alem yaparlarmış. Alem esnasında dışarıda bekleyen Markus Lewendel çocukların cinsel ve fiziksel saldırılarına karşı hep savunmasız kalmış. Ona da zamanla devlet el koymuş ve çocuğu okutup elektrik mühendisi yapmış. Lewendel de Wirtz in apartmanına taşınmış. Bunlar bir şekilde tanışıp anlaşmışlar dertler ve hedefler aynı olunca artık gücümüz de var deyip, bir işkence çantası hazırlayarak aylarca çocuk aramışlar. Amaçları çocukları eve kapatıp cinsel işkence yaparak çocuklardan ve ailelerden öç almak bu yaptıklarını da internette paylaşarak aleme duyurmakmış.

KARAR

 Yargıç, bu hikâyeyi etkileyici buldu. Hikaye doğru ancak yapılan yanlıştı. Yargıç basın mensupları aracılığıyla yetkililere ve siyasilere seslenerek, bu düzenin değişmesi gerektiğini söyledikten sonra,  Her iki caniye de; Keşke ülkemde idam cezası olsaydı da ben size bu cezayı verseydim. Ancak elimde size verilecek en ağır ceza, ağırlaştırılmış müebbet” dedi.

Alman medyası, siyasiler günlerce bu konuyu tartıştı. Almanya da çöken aile hayatını yeniden düzenlenmesi için kararlar alındı. Evlilik müessesi yeniden yapılandırıldı.

Sivrisinekler cezalandırıldı ancak bataklıkta unutulmadı.

Bu olay belki bir örnek teşkil eder diye düşündüm. Özgecanlarımız ölmesin; aileler yanmasın. Bu bataklık kurutma fikri bizde de oluşsun. Yoksa sivri sinekler bitmez.