Yerel seçimlere kalmış bir ay.

Adaylar kapı kapı dolaşıp seçmen vatandaşlardan oy istiyorlar.

Buraya kadar her şey normal.

Ancak seçmen vatandaşın da sizlerin bir talebi var.

Derler ki, “Bakın sayın adayım, medeni bir cesaret gösterip aday olmuşsunuz. Gerçekten her babayiğidin harcı değil bu yola çıkmak. Cesaret ister, yürek ister. Öncelikle bu cesareti gösterip bana hizmet etmek için çıktığınız bu yolda sizi tebrik eder, başarılar diler ve de teşekkür ederim.
Ancak madem evime geldin benden oy istersin. Bana projelerini anlat ötekileri kötüleme, bana kendini anlat, liderini değil. Bana vaat ettiğin yarınları anlat geçmişi değil.
Ha bana birde sakın ha bana yalan söyleme. Bil ki unutan seçmen dünde kaldı. Ben unutmam yalanı affetmem. Vefasızlığı affetmem.
Bak kardeşim ‘Bir yalanın bin doğrunu sorgulatır’.
Sakın ha beni saf yerine koyma attığın bir kazığın bedelini sana ömür boyu ödetirim”

Kısacası sayın adayım seçmen
vatandaş der ki:

Vaat veren değil
Güven veren aday
Bahane üreten değil
Çare üreten aday
Pembe yalanlar söyleyen değil
Acı gerçekleri söyleyen aday
Söz verip kıvıran değil
Sözünde duran aday
Beni kullanan değil
Bana hizmet eden aday
İstiyorum…

Bunlara uyanı vezir
Uymayanı rezil ederim.

Aha buraya yazıyorum.