TRAJİKOMİK ACI AMA GERÇEK

378

Domaniç Gazetesini devraldığımız 2007 yılından beri hep aynı konuları işledik.

Domaniç’in kalkınması tarıma, köylüye yatırımdan geçer dedik. Tarihi değerler için İlçemize gelen doğamızı da görüp buralara piknik yapmaya, kamp yapmaya gelir. Gelenlere de köylerimizde yetişen organik sebze meyve ve hatta meralarda otlatılan hayvanlarımızın etini sütünü satarak gül gibi geçinir gideriz dedik. Çözüm önerimize bir de kısaltma uyguladık. TDT (Tarih Doğa Tarım).

Bırakın gavurun yaptığı otomobili, telefonu teknolojiyi, onlar olsa iyi olur ama olmasa da olur. Oysa ekmeksiz, susuz, gıdasız olmaz. Gelin eskisi gibi kendi yağımızla kavrulan ülkelerden biri olamaya devam edelim dedik.

Biz böyle derken, hükümette tarımda uyguladığı yanlış politikalarla tarımı, köylüyü, üreticiyi bitirdi.

Artık tüm ülke bir ekonomik kriz ile boğuşurken, bizim de içerde ne otumuz, ne samanımız kaldı. Kuru fasulye yemeği için tüm malzemeleri ithal eder duruma geldik.

Para varken ithal etmek kolay. Şimdi para da bitti ne olacak şimdi ?
Aylardan Ekim ayı. Köylünün, çiftçinin ekim zamanı.
Ne ekeceğiz, nasıl ekeceğiz, ektiğimizi nasıl yetiştireceğiz?

Mazot pahalı, elektrik pahalı, kömür pahalı, yedek parça pahalı, gübre bile pahalı. İnsan gübre demi üretemez..!

Bir insanı, bir kitleyi kendine bağlı kılmanın en kolay yolu o kitleyi kendine bağımlı kılmaktır. İşte Atatürk’te tam bağımsızlık derken bunu kastetmiştir. Başta dinciler olmak üzere gece gündüz Atatürk’e küfreden; “Din elden gidiyor” diyenler. Hadi bakalım dualarınızla kurtarın ülkeyi. Cübbeli bile borçlardan kurtulmak için kitaplar dualar yazmışta; “ Bu kitapları alın televizyonumuza destek verin batıyoruz diyor.

Yani batarken bile halka siz borç batağından duayla kurtulun bize de bunun için para ödeyin diyor.

Trajikomik bir durum, acı bir durum ama gerçek.