Yaşlılarımız;Yaşanmışlıklarıyla geçmişimiz; Örnek aldığımız tecrübeleriyle geleceğimizdir. Onlar örfümüz, adetimiz, geleneklerimiz ve hoş sohbetlerimizdir. Onlara verdiğimiz değerler ile geleceğimizi yeniden kuracağız. Bu duygularla tüm büyüklerimizin “1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü ”nü kutlar, minnet ve şükran duygularımla, sevgi ve saygılarımı sunarım.

Farkındamısınız bilemiyorum ama yaşadığımız o güzel ve cennetten bir köşe olan Domaniç ne kadar yaşlanmış .Ormanlarımız saçları dökülen ihtiyarlarımız gibi ne kadar seyrek. Yangında kaybedilen yüzlerce hektar arazimiz sanki kel kalmış bir adam misali. Çesmelerimiz kurumak üzere. Yaban hayatımız Bozüyük ve Keles’e doğru göçe zorlanıyor. Her geçen gün bir fazla tüketiyoruz bu cennet ilçeyi ve doğasını. Verdiğimiz zarar haddinden fazla,ne kadar dayanabilir ki,Tabiat Ana.

2015 yılında katıldığım bir televizyon programında Domaniç’in tanıtımı için kullandığım bir cümle fenomen olmuştu, büyük alkış almış, dini hassasiyeti olan bazı vatandaşlar tarafından da eleştiri almıştım. Cümlem şöyleydi: “Cennete gitmek için ölümü beklemeyin, Cennetten bir köşe olan Domaniç’e gelin….Benim için Domaniç dünyadaki cennetlerden birisiydi vede hep öyle kalacak. Ama zaman su gibi almakta ve bizlerle birlikte doğamızda yaşlanmaktan kurtulamakta. Tek sebep tek suçlu,bir günlük zevk için çevremizi bilinçsiz bir şekilde kirletmemiz ve dünyevi hırslarımıza yenik düşüp doğaya olan duyarlılığımızı yitirmemiz. Bilmeliyiz ki, Başka Domaniç yok.

Domaniç’in zaten,en yaşlımızdan da yaşlı olan, bu bakir doğası ve insanı için en büyük tehlikelerden biriside, malumunuz Domaniç üzerinden Emet ilçesine her gün tehlikeli madde taşıyan Asit tankerleri. Unutmamak gerekir ki “ASİT DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKAR”. Maalesef bu asit taşıyan tankerlerin gün geçmiyor ki arızalarına ve ihmallerine, ihmallerinden dolayı oluşan zararlara şahit oluyoruz. Bu tankerler, zaten doğru dürüst yolu olmayan, kolay kolay da yapılamayan Domaniç’in yollarına ve övündüğümüz doğal güzelliğine zarar veriyor. Yarın bir gün büyük bir facia ile karşı karşıya kalırsak bunun vebalini kimse çekemez.

Unutulmamalıdır ki; Dağ yolunda asitkamyonlarının geçişlerini ve asit akıtışlarını engellemek için doğaya ve insana duydukları saygıdan ve sağlıkları için toplanıp haklı ve onurlu mucadeleleri icin, ana yolu kapatan o cesur yürekler, kısacası Domaniç halkı vardır. Tarih de buna şahit olmuştur ve tekrarında da şahit olmaya gebedir. Domaniç siyaset üstü ve halkın ortak paydasıdır.

Velhasıl, Domaniç’li her bir birey Domaniç için birdir ve beraberdir. Kerbela da olduğu gibi Yezid’lere karşı Hüseyin olmayı da bilir. Bu vesile ile Kerbela şehitlerimizi de şükran ve rahmetle yad ediyorum, mekanları cennet olsun. Sessiz,sedasız kapımızı çalan,1439 Hicri yılımız,cümlemiz İçin huzura, selamete, birliğe ve dirliğe vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum.