Son yıllarda Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitsizliği ayrımcılığı arttı ve artmaya da devam ediyor.

Kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığı medyada sürekli olarak görüyoruz.

Kadın cinayetlerin, şiddetin cinsel saldırıların yoğun olduğu bir ülkeden bahsediyoruz

Karanlık bir tablo ile karşı karşıyayız.

Dünya cinsiyet eşitliğinde 145 ülke arasında 130. sıradayız maalesef.

İstatistiklere göre 10 kadından dördü şiddet görüyor.

Kadın istihdam oranı maalesef % 30. Kadınlar kamusal alandan soyutlanıyorlar.

Son dört yılda 1200’e yakın kadın cinayeti işlendi ve işlenmeye devam ediyor.

Durup dururken otobüste kadınlar dövülüyor, sokakta yürüyen hamile kadınlar dövülüyor.

Türkiye inşallah bu karanlık tablodan kurtulur.

Silkinir, titrer ve kendine döner.

Eski Türk toplumunda kadının yüksek bir yeri vardı.

Her Türk kadını canlı bir inci ve paha biçilmez bir pırlantaydı, baş tacı idi.

Türk milleti asırlardır kadını kutsallaştıran bir gelenekle büyümüş, ona sonsuz bir saygı beslemiştir.

Başka hiçbir millette bulunmayan hürmete Türk kadını mazhar olmuş, toplumsal yaşamın her boyutunda kadın, aktif bir rol üstlenmiştir .

İslamiyet ile birlikte kadın lehine pozitif ayrımcılık gelmiştir.

Allah’ın sevgilisi ve elçisi olan Peygamberimiz her fırsatta kadına verilmesi gereken önemi dillendirmiş, uygulamaları ile ümmetine örnek olmuştur.

O’nun kızı Hazreti Fatıma Validemiz’e duyduğu şefkat ve sevgi her Müminin kızına göstermesi gereken en yüce erdemlerdendir.

Eşlerine verdiği kıymet ve değer de malum. Domaniç, Hayme Ana gibi, Arife Bacı (Karaköy), Ebe Ana, Ebe Hatun, Gül Ana (Saruhanlar), Sarıkız, Molla Kadın (Yeşilköy) gibi kadınlar ve ismini bilemediğimiz nice kahraman kadınlar, yakın dönemde çılgın Türk kadını Habibe ve Aza Emine gibi vatanperver kadınlar yetiştirmiştir.

Erkekler de kahraman annelerinden emdikleri sütün kudretiyle Türk tarihinin birer parlak yıldızı olmuşlardır. Domaniç’in cinsiyeti nedir diye sorulursa “kadın” diye cevap alır mıyız bilemiyorum ama, Domaniç’te kadın her daim baş tacı olmuştur.

Hâlâ Domaniç’in vatansever kahraman kadınları Hayme Ana başta olmak üzere diğer kahraman kadınlarımızdan aldıkları mirası bayrağı taşımaya devam ediyorlar.

Kırık Köyü Muhtarı Recep Düzgün abimin kızının Türk Silahlı Kuvvetleri’nde bu bayrağı taşıması bu mirasın devam ettiğini gösteriyor.

Bu kardeşimiz başta olmak üzere bu topraklara hizmet eden bütün kızlarımız kadınlarımızla onur ve gurur duyuyoruz, yolları açık olsun.